20:27:00 Merve Sevim 0 Yorum


Sevgili olmadıkça can ne işe yarar ki? Ersen sevgiliye kavuşmayan canın üstüne düşme! Bu yolda erlik gerek, bu yolda can vermek gerek.Ercesine candan el yummak gerek ki sana iş eri desinler.
Eğer sevgiliye bir can verirsen,yüz binlerce can ihsan ederler.Sevgili olmadıktan sonra can, bir kara akçe bile etmez, erler gibi aziz canını feda et.
Erce can verdin mi,sevgili senin yoluna canlar döker...sana nice canlar ihsan eder.
Mantık Al Tayr

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

13:19:00 Merve Sevim 2 Yorum

Rabbim,
Bir insan koy kalbime
Ama o insan senin de
sevdiğin olsun
Ve bana öyle bir insan sevdir ki
O insanın kalbi Seninle sevişen bir mabed olsun.
Beni öyle bir insanla buluştur ki benden önce
Onunla buluşmuş olan sen olasın
Onunla el ele tutuştuğumuzda
İkimizin üzerinde Senin elin olsun
Bana öyle gözler göster ki
Ben o gözlerden sana bakayım
Bana öyle bir sevgili ver ki
O gözler cennete açılan iki pencere olsun
Onunla öyle bir yolda yürüyelim ki
Kılavuzumuz sen olasın ey Rabbim

2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Şemsim

00:17:00 Merve Sevim 0 Yorum

Bir çift güzel göz gördüm,
Sahilde,câna yakın gördüm,
Merhaba dedim,ışık gördüm,
Dünya
güzeli şemsimi gördüm.

Sıcak bir iklim,üşümedim,
Kimsin meltem rüzgârınım,
Aslan gibi asil,ceylanım,
DÜnya
güzeli Şemsimi gördüm.

Sevgisi,sıcacıktı,saygılı,
Korkusuz,metîn cok vefâlı,
Edep Erkân var,yol cefâlı,
Dünya
güzeli şemsimi gördüm.

Gönlü
güzel,ahlâkı güzel,
Boyu endamı kendinde özel,
Yürek soylu,yörüktür tüzel,
Dünya
güzeli şemsimi gördüm.

Mevladan Naz Niyazla talep et,
Işık var,nasip iste,hûzme et,
Gönlünden öpüyorum, az sabret,
Dünya
güzeli şemsimi gördüm.

Maksudi,yeter gayri,uz söyle,
Nedir,sendeki güneş onu söyle,
Islanmak varsa nasipde söyle,
Dünya
güzeli şemsimi gördüm.

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

gül ile bülbül

19:52:00 Merve Sevim 1 Yorum

Gül, sırrını açtığı için solgun bir yüzle döner baharından.Ayrılık acısıyla demlenmiş bir yudum içmeyi dileyerek ağız açan da gül gibi sırrını ifşa eder. Gül, güzelliğini açığa çıkarmak için açılıyorsa; insan, yükünü taşıtmak için paylaşır esrarını. Gülün, her ne kadar güzel hatıraları da olsa başladığı noktada biter yolculuğu. İnsan ise hafiflemek için bıraktığı yükün altında daha çok ezilmeye başlayacaktır. Sırrın kaderi budur. Kimsenin bilmediğidir sır. Durdukça yakar. Bundan dolayıdır ki gül, yapraklarının yandığını ve bu yanık kokusunun tüm bedenini sardığını görünce sarhoş olur. Sırrın sırrıyla hemhal olur. Kendinden geçer ki bir sabah elinde olmadan bir bülbül görsün diye halimi açıverir masumca dudağını. Kızaran yaprakların ucunu gösterir bir diğer gün. Sonra o sırrın sırrıyla yanışın kokusu yayılır etrafa. Her akşam farkına varsa da kendini daha çok ifşa ettiğinin dönüşü olmadığını bilir. Geri adım atamaz. Gecenin bu pişmanlığı da bir sırdır çünkü ve bu sırrın sarhoşluğu ile sabahın ışıkları ona daha da çok açtırır güzelliğini. Bir bakmışsın ki açılmadık, görülmedik yaprak kalmamış. Elbette yerindedir bülbülün keyfi. Gül ise sırrını ortaya dökmenin derdiyledir. Ne bülbüle yâr olur ne de içine düştüğü durumdan kurtarabilir kendini. Sonrasında her yaprağın taşıdığı sır paylaşıldıkça ölmeye başlar. O ateş gibi yanış kaybolur. Kokunun nefesi kesilir birden. Başını öne eğmekten başka çaresi yoktur gülün. Kendine küser. Kalbini kırar kendinin. Önceleri mağrur bir duruşla karşısına çıktığı rüzgârın bir selamıyla döker bütün yapraklarını. Hazin bir yok oluştur bu. Sırrını açığa çıkartan her gülün sonu bu ve de insanın.

1 yorum:

sizi sevi_yorum :)

bebek evleri

17:40:00 Merve Sevim 0 Yorum


Sunay Akının İstanbul oyuncak müzesindeki bebek evleri...çocuklar açısından gerçeğe çok yakın olan bu oyuncaklar, onların hayal dünyalarının da sapmalara uğramadan gelişmesine yardımcı oluyor. ki ben büyük olmama rağmen çok zevk aldım bu oyuncaklara bakmaktan...




0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

bu da nacizane benim tasarımım :)

12:58:00 Merve Sevim 4 Yorum

reklam yazısı olarak    "Elinizin altındaki hazlar..."        yazdım    ve     tabiki karadenizli   oluşun    etkisiyle   böyle   bir   tasarım   yapmak   geldi   aklıma :)

4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

çanta tasarlıyorum :)

23:09:00 Merve Sevim 0 Yorum





materyal tasarımı dersinde değişik, orjinal el çantaları tasarlanmamız istendi ... ben de ufak bir araştırdım ve gayet ilginç örneklerle karşılaştım...

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?

18:58:00 Merve Sevim 0 Yorum

 Allah(cc) diyor ki... - Ben kadınlari özel yarattım!... Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlar.. Doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetini verdim. Başkalarının kuvvetinin kalmadığında devam edecek azmi, ailesinin hastalığında yorgunluğa papuç bıraktırmayacak kudreti verdim. Her türlü şart altında ve hatta annelerini çok kötü incitselerde, çocuklarını sevmek duygusallığını verdim. Bu duygusallık her yaştaki çocuklarının yaralarını sarmalarına, sorunlarını dinleyip paylaşmalarına yardım ediyor. Kocalarını tüm kusurlarıyla sevmek kuvvetini verdim. Erkeğin kaburgasından onları erkeğin kalbini korumaları için yarattım. Onlara iyi bir kocanın eşini asla incitmeyeceğini fakat bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranışlarda bulunacağını anlayacak duyarlı bir zeka verdim. Tek zayıflık olarak kadınlara birer göz yaşı verdim. Tamamen kendilerinin sahip oldukları, ihtiyaçları olduğunda kullanmak uzere.. İNSANLIK İÇİN BİR GÖZYAŞI !.. diye cevapladı. Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne kendini ne şekilde taşıdığıdır. Kadını esas güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakarlığı, sorumluluğu, anlayışı, sadece bilgiye değil aynı zamanda kalbe de yönelik aklıdır. Erkekler bizlerde zayıflık olarak gördükleri gözyaşlarımızın asıl nedenini hiç düşündüler mi acaba? Asıl zayıflık ağlamak mı yoksa ağlayamamak mı? Ağlamak sadece kadınlara mı yoksa insana has bir özellik mi? Eğer insana has bir özellikse neden ağlayan erkek zayıf, ağlayan kadın zavallı görülüyor?

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Whereeee Have You Goneeee :)

12:09:00 Merve Sevim 0 Yorum

                                               I look around, dont know                              
    where have you gone
       youve never told me anything
        so I ask you, where have you gone 
           Where have you gone
       so tell me, babe
           where have you gone
          The night is here, the room is dark
       where is the light that shines on me right now
          so I ask you, where have you gone...
Heryere bakıyorum bilemiyorum
Nereye gittin ?
Hiç birşey söylemeden
Sana soruyorum Nereye gittin ?
Nereye gittin ?
Sebebini söyle bebeğim
Nereye gittin ?
Gece burada, oda karanlık
Nerede şimdi parlayan ışığım
    Sana soruyorum,Nereye gittin ?Surisan

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

I'm learning english :)

12:03:00 Merve Sevim 2 Yorum

İngilizcemi geliştirme çalışmalarım devam ederken , faydalı olacağına inandığım " ingilizce şarkı dinlemelisin..." taktiğini uyguluyorum. ve her haftaya 2 şarkı sığdırmaya çalışıyorum...

2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

İstanbul Türküsü

01:35:00 Merve Sevim 0 Yorum

İstanbul’da Boğaziçi’nde
Bir fakir Orhan Veliyim,
Veli’nin oğluyum,
Tarifsiz kederler içinde.
Rumeli Hisarı’na oturmuşum;
Oturmuş da bir türkü tutturmuşum:
‘İstanbul’un mermer taşları;
Başıma da konuyor aman martı kuşları;
Gözlerimden boşanır hicran yaşları;
Edalım
Senin yüzünden bu halim.
İstanbul’un orta yeri sinema;
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
El konuşur, sevişirmiş; bana ne?
Sevdalım
Boynuna vebalim!’
İstanbul’da Boğaziçi’nde
Bir fakir Orhan Veli;
Veli’nin oğlu;
Tarifsiz kederler içindeyim.

Orhan Veli

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Kar Mumu...

01:06:00 Merve Sevim 0 Yorum



Üzerime son geceyi örtmelisin ve üşümelerim sona ermeli... Şehrin kalabalığından değil, zihni şamatalardan bizarım. Kendimle hesaplaşmayı göze alsam bile bahaneler kördüğüm, yol kesenler cinnet havarisi. Sigaya çektiğin gündönümü delibahar. Eşref saatinde işte keşkülüm. Kopardığın yıldızlar güneşim olsun istiyorum. Ve yürüyorum. Delikanlı bir sabahta ölüme gülümseyinceye kadar. Ölüm; son derbisi yürümelerin...





0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Ben sana mecburum...

12:31:00 Merve Sevim 0 Yorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun...

Atilla İlhan

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Akıl Ağrısı

18:52:00 Merve Sevim 0 Yorum



Bekleme,çocuklar özlendikleri eve dönmeyecekler.
Dinleme,kurtlar,kuşlar sustu,biraz ağlayacaklar.
Şartsa,insanlar geceden şafağa çıkıp bakacaksa.
Yağmur sise,rüzgâr doluya dönüştü.
Anlaşılan tabiat da kırgın,
Anlaşılan tabiat da ezbere.
Hüsran:Şiddetli bir akıl ağrısı.
Aşk..
O artık bir başka sefere !


0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Bir Damla ...

23:12:00 Merve Sevim 0 Yorum

Ne susuz kalmış bir ağız
Ne tutuşmuş bir yürekNe büyülenmiş bir can
Ne görülecek bir rüya
Ne duyulacak bir türkü
Ne soyulmuş gövdeden damlayan özsu
Ne pençeye takılmış bir kuş

Aşk,
Yüreğini örten örtünün kalkması
Bir SU!!!da kendini seyreden sonsuzluk..
Yürek de sen örtü de sen
SU!!!da sen sonsuzluk ta sensin...

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Aşk_ı Mevla...

19:28:00 Merve Sevim 0 Yorum

 Aklım her gün tövbe eder. Nefsim her an
tövbemi bozar... Arada kalmış bîçareyim iyi ki Senin kapın var. . . !
Hz. Mevlana

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

istanbul design week 2010

00:36:00 Merve Sevim 1 Yorum



















eski galata köprüsünde yapılan güzel bir etkinlik...Özellikle japonların ağırlıkta olduğu tasarım harikalarıyla doluydu. Halen eklemelerin de devam ettiği ekinlik , ilerleyen günlerde fafklı organizasyonlarla süslenecek ...

1 yorum:

sizi sevi_yorum :)