insan özlemeye görsün !

06:43:00 Merve Sevim 2 Yorum


yüreğimdeki hep aklımda..
hep aklımda,hep aklımda...
akıl kesildi yüreğim,
yürek kesildi aklım da..

Özdemir Asaf

2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Yurtdışında Ramazan!

03:03:00 Merve Sevim 4 Yorum

Ramazan mı geldi ? 
zaman... beklediğimden çabuk geçtin , biraz şikayet biraz memnuniyet derken , yaşadığımız şehre , eve , çevremizde ingilizce konuşan ,kılık kıyafetleri , yemekleri farklı insanlara alışmaya çalışırken evet Ramazan gelmiş... Ailemizdekilerle konuşmasak onun bile farkına varamayız sanırım, o kadar ki İslam'dan uzak bir memleketteyiz.. Tabi ki etrafımda cami görmeyi beklemiyordum , her gün kezlerce dinlediğimiz ezanı <  çoğumuzun ezan okunurken farkında bile olmadığımız anları es geçiyorum  > bu kadar arayacağımı tahmin etmezdim...
Ama öle olmuyormuş bea :( Koskoca Ramazan-ı Şerif bir tek ezan sesi duymadan açılan oruçlarla geçip gidecek...
İftar vakitleri sokakların o ıssızlığını görmeden...Gece sahura kaldıran anne-babaya mızmızlık yapmadan...Bu gün ne pişireceğiz anne demeden...Ne zaman akrabaları iftara davet edeceğimiz demeden...ilk defa Ramazan pidesinin sıcağı eline dokunamadan gelip geçecek Ramazanımız...
Yurtdışlarında yaşayanlara seslenmek istiyorum.. dünyaya ikinci kere gelme şansınız olmayacak, dünyanın en güzel memleketi bizimkisi, iyisiyle kötüsüyle bizim insanımız hepsi.. hayat standatlarım artsın diye kendinize bunu yapmayın.. güzel ülkemizden ayrı geçecek her gün ne kadar güzel olmuş benim gözümde hiç bir değeri yok yeminle.. Umarım benim ilk ve son yurtdışı Ramazanım olur bu yıl, şimdiden Herkese bu uzun ve sıcak yaz günlerinde Allahtan sabır diliyorum.. Bence her Müslümanın Ramazan ayı girmeden Ne için oruç tutulur? Ramazan ne için vardır? bir açıp okuması, hatırlaması gerekir. Belki sabrınıza bir nebze sabır ve ruhunuza birazcık manevi haz katar..
"İnsanın asıl gıdâsı Allâh’ın nûrudur. Ona aşırı ten gıdâsı vermek lâyık değildir. İnsanın asıl gıdâsı, ilâhî aşk ve ilâhî akıldır." Hz. Mevlana

4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Gül yüzlü Şems`im dön gel !

02:37:00 Merve Sevim 1 Yorum

Mevlanamızın gönlünden dökülen Şems Aşkı... Ayrılık acısı, hasret çekişi...

Ey Münadi, nerede bir topluluk görürsen bağır,
Ey Müslümanlar, hiç kaçmış bir kul gördünüz mü?
O'ndan bir nişane bildirene,
O'ndan bir nükte söyleyene,
Müjde olarak canımı vereceğim...
Gel.. gel ki, ayrılığınla ne akıl kaldı bende ne din.
Şu yoksul gönülden karar'da gitti sabır da...
Yüzümün sararmasını, gönlümün derdini, can evimdeki yanışı sorma.
Çünkü anlatmaya sığacak şey değil bunlar, gel de gözünle gör...
Senin sıcaklığınla pişmiş bir somun gibi al, aldı yüzüm.
Şimdi bayat ekmek gibi ufalanmış, yerlere saçılmışım...
Gel de yollardaki topraklardan topla beni...
Ayna gibi yüzünden hayaller toplardım,
Şimdi ise, bak da gör yüzümü nasıl sapsarı, nasıl bumburuşuk...
Aşk padişahı, her zaman binlerce saltanat, binlerce ülke bağışlamada.
Fakat, Cemalinden başka bir dileğim yok.
O'ndan... yüzünden başka bir şey istemiyorum.
Sevgisinin kemeri, aşkının külahı iki alemde de yeter bana.
Külahım düşerse ne çıkar, kemerin olmasa ne gam.
Sevgilisi, bir seher çağı hasta gönlümü öyle bir yere götürdü ki...
Geceden de geçtim gündüzden de, seherden de yok bir haberim artık.
Aşk delidir amma, biz delinin de delisiyiz.
Nefis kötülükler emreder amma, biz onu çoktan buyruğumuz altına almışız.
Ey Tebrizli Şems bu seferden dön gel Allah aşkına
Biz bir tek aşka, senin aşkına tutulmuşuz...
O aşkla oyalanmadayız.
Aşk geldi adeta damarlarımda derimde kan kesildi...
Beni kendimden aldı, sevgiliyle doldurdu.
Bedenimin bütün zerrelerini sevgili kapladı.
Benden kalan bir ad, ondan ötesi hep O..

1 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Beraat olsun gecemiz...

07:20:00 Merve Sevim 1 Yorum

Efendimiz şöyle buyurmuşlardı:"Recep, Allah’ın ayıdır. Şaban, benim ayımdır. Ramazan, ümmetimin ayıdır”. Mübarek Recep ayının ardından gelen Şaban ayı Resulullah(sa) in ayıdır. Bu mübarek ayın değerini bilerek, ibadetlerimizi yapmalı, alemlerin Rabbinden af dilemeliyiz.
Şaban ayının önemli özelliklerinden biri Beraat gecesi gibi müstesna bir gecenin bu ayın içinde bulunmasıdır.
Bu gece nasıl bir gecedir? diye sorulduğunda Efendimiz Şöyle anlattı:
“Bu gece, Allah-u Teala, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar. Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah-u Teala onları bağışlamaz.
Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail yine geldi ve şöyle dedi: "Ya Muhammed başını kaldır. Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış.
Cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor: "Ne mutlu bu gece rüku edenlere.
İkinci kapıdan dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "Bu gece secde edenlere ne mutlu".
Üçüncü kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece dua edenlere ne mutlu." Dördüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu: -"Bu gece, Allah'ı zikredenlere ne mutlu".
Beşinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece Allah korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu."
Bunları gördükten sonra, Cebrail'e sordum: "Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak?
Şöyle dedi: "Ya Muhammed, Allah-u Teala, bu gece, Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azat eder."
Efendimiz de buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri, Nıfs-u Şa'ban gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder."  
Berat Gecesinin Mahiyeti ve Önemi Nedir ?
Bir yıllık manevi  hayatımıza ve faaliyetlerimize bakalım... Dünya, âhiret hayatının kazanılması için yaratılmış bir manevi ticaret yeri olduğuna göre, o ticaretle ilgili faaliyetlerin de yıllık muhasebeye tabi olması gerekir..Bu muhasebenin vakti de üç ayların içindedir.
Hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına ve bir yıllık hesapların kontrol edilmesine Berat Gecesinde başlanmakta ve bu işlem Kadir Gecesine kadar devam etmektedir. Bu hikmetli işler nelerdir?
Yıllık kader programı
Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır. Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O yılki hacıların sayısı bile bu devrede takdir olunur. Herkesin ve her-şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir.
Rızıkla alakalı defterler Mikail Aleyhisselâma verilir.
Savaşlarla ilgili defterler Cebrail Aleyhissalama verilir.
Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil'e verilir ki bu büyük bir melektir.
Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail Aleyhisselâma teslim edilir.
Berat Gecesinin beş ayrı özelliği vardır.
1. Bütün hikmetli işlerin ayırımına başlanması.
2. Bu gecede yapılacak ibadetlerin diğer vakitlere nispetle kat kat sevaplı olması.
3. İlâhi rahmetin bütün âlemi kuşatması.
4. Allah'ın af ve bağışlamasının coşması. 
5. Peygamberimize tam bir şefaat yetkisinin verilmiş olması...
Allh'ım bu özel geceden hepimizin beraat ederek, aklanarak, tertemiz bir şekilde çıkmasını ,Herkesin hayatına beyaz bir yaprak açarak devam etmesini nasip etsin... Gönülden edilen tövbe ve dualar hiç bir zaman geri çevrilmez, dua ettim istediğim olmadı diye hevesiniz aman he kırılmasın, Allah (c.c.) duanızı kabul edeceği zamanı en iyi bilendir, siz sadece gönülden isteyin.. Allah'ım sana binlerce kez şükürler olsun...

1 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Amatör kameramdan kaydettiklerim

04:16:00 Merve Sevim 3 Yorum



 
burası da bizim evimiz ve otelimizin olduğu bölge.. videonun sonuna doğru evimizin önüne geliyoruz :) ilk başlarda ürktüğümüz evimiz , alışma sürecini geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz..

3 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Amatör kameramdan kaydettiklerim

04:14:00 Merve Sevim 0 Yorum


ilk off day kısa gezimiz.. sosyal security numaralarımız almamız gerekiyordu, patronumuzla beraber gittik, gitmişken de biraz çevreyi gezdirdi bize..Cherokee eskiden Kızılderililerin en büyük beş kabilesinden biriymiş ve en bereketli toprakların olduğu bölge burasıymış.. tabi sonradan Amerikalıların işgaliyle sayıları baya azalmış..gördüğünüz gibi etraf yemyeşil, yollar çok düzgün ve geniş,  yol üstlerinde de bir çok fastfood yemek yerleri var.

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

ikinci haftaya girerkene !

04:11:00 Merve Sevim 3 Yorum

Nihat Doğanı izliyordum bir kaç hafta öncesine kadar, şimdi kendimi onun yerine geçmiş gibi hissediyorum :) Burada havalar çok klimalı ve bol ingilizceli ben evimi özledim , ben dilimi özledim :)


Ben sevdiklerimin 7 saat gerisinde olmaktan sıkıldım ! en çok bundan muzdaribim, işten çıkıp eve gelene kadar rüyalara dalıyor bizimkiler. yetişemiyoruz :( hee iş demişken bir haftayı devirdik ve geldiğimizden beri sabah 8 akşam 5 çalışıyoruz.Günde yaklaşık 14 oda temizliyoruz kişi başı.. iş arkadaşlarımız jameikalı kızlar, tuhaf bi dilleri var ingiliz sömürüsünde kalmışlar belli kendi dilleri de var ama ingilizceyle karışık tuhaf bişi .. içlerinde en eğlencelisi Key Key :) odaları temizlerken bile kulaklıklar kulağında, müzik dinliyor ve beni de çok seviyor ben de onu . bir iki kere işini erken bitirip bana yardım etti ben de aldığım bahşişi onunla paylaştım, çok şaşırdı sarıldı bana :) henüz off day alamadık yani hiç tatilimiz yok , maaş da alamadık iki hafta da bir maaşlar dağıtılıyor ilk maaşımı sabırsızlıkla bekliyorum..bu gün Türktelekom AT&T hattımı açtırmayı becerdim ve evdekilerle konuştum, annemin ilk sözü şuydu "merve, sen misin ! geldin mi , doğru söyle bak sesin çok güzel geliyor , geldin bize süpriz yaptın daaa! " =) yok anne gelmedim daa dedim =) Bu arada Türk kanallarından uzak kaldım ama Fenerin şike yaptığını , neler olduğunu sürekli takip etmeye çalışıyorum .. o görevli abilerden ricam Şu Hakkımız Olan Şampiyonluğu Benim Gelmeme Yakın TrabzonSporuma iade etseler çok makbule geçecek ;) kursağımızda kalmıştı da , şimdi biz yutkunuyoruz onlar boğuluyor !  ee ne demişler küme niyet küme kısmet :))))



3 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Sıcak bir çorba

01:44:00 Merve Sevim 3 Yorum


Günlerden sonra nihayet akşam yemeğimiz sıcak bir çorba oldu.. fena halde yemek sıkıntısı çekiyoruz burda, hem biz hem diğer Watçılar.. Şuana  kadar mikrodalgasız hiç bir yer görmedim , adım başında çeşme gibi mikrodalga fırın var ve hazırladıkları yemekler en fazla 2 dk.. bizim çamaşırhanede , otel odalarında yeni yerleştiğimiz bu evde heryerde var.. kahvaltı kültürü olmayan, herşeyin hazır satıldığı marketlerle dolu bir yer burası..  şimdiye kadar getirdiklerimizle idare ettik ama yetmedi tabi, koskoca marketten ilk gün sadece ekmek ve domates alarak çıkmıştık , o kadar ilginç ki pilavı , makarnayı pişirmiş paketlemişler, tavuklar etler tek tek pişmiş hazır, her şey konserve gibi, sebze reyonunda kimsecikler dolaşmıyo bile , zaten almasınlar daha iyi çünkü ne tadı var ne tuzu taş gibi hepsi ot gibi.. bir tek güzel olan muzlar.. çok lezzetli Türkiyeden bile daha lezzetli geldi bana.. sebzeler tane işi satılıyo zaten bir tek domates , soğan, biber aldık melemen yaparız
die.. Helal ürün bulmak zor peynirli bir kraker alcaktım alamadım :S  helali, haramı ayırmak zor neyin içinden bacon çıkacağı belli olmuyo, genelde helal olduğunu U ve K damgasından anlıyoruz ama tavuk dışında da et türü yediğimiz yok...ilk market alışverişimiz 56 dolar tuttu :) bu akşamda sıcak bir ezogelin içimizi ısıttı..

3 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Bu günlerde aklıma gelen başıma geliyor nedense...

04:36:00 Merve Sevim 1 Yorum

 
 Bu günlerde aklıma gelen başıma geliyor nedense...bir de gönlümden geçen yanıma gelse keşke .. güzel bir Can Dündar sözü ;) hergün yeni bir durum çıkıyor, her gün biraz daha zorlaşıyor bu WAT işi .. canım sıkılmaya başladı ufaktan böyle hayal etmemiştim . İş sözleşmemizde otelde mutfaklı bir odada kuzenimle kalacağımız yazıyordu fakat otelde kaldığımız süre içinde odalarda ve otelin kendi içinde mutfak olmadığını öğrendik.. neyse yine bir sıkıntı yoktu çünkü otel çok rahattı çalışanlarla aramız süperdi , 5 gibi işimizi bitirip dinlenip lobiye iniyorduk sevgili Liz'le sohbet ediyorduk.. içeceklerimiz felan bedava alıyorduk rahat rahat geçiyordu günler yani.. ta ki başka bir eve taşınacaksınız dedikleri zaman .. karmakarışık olduk çünkü daha iyi mi olacaktı kötü mü hiç bilmiyorduk, iki kişilik mutfaklı ve içinde her şeyi olan bir ev dediler bir iki de komşunuz olacak biz sizi her gün alıp işe getireceğiz gibi şeyler de söylediler .. biz de iyi bakalım gidelim bakalım ne olacak dedik.. nerden bilelim buradaki bütün evler ormanların içinde :S şaşırdık biraz yukarlarda bir ev ve yanımızda karavan evler var.. bizimki tipik Abd evi üstünde minik bir tavan arası evin içinden merdiven çıkıyor, fırınlı dolaplı yataklı amerikan mutfaklı bir yer fakat pis biraz Jameicalı kızlar kalmış daha önce :S ve etrafta hiç kimseyi göremedik çok korktuk.. ağladım biraz kedi yavrusu gibi buraya bırakılmak canımı sıkmıştı sinirlerim bozuldu, hemen otele gittik yürüme ve biz orda korkarız kimse yok falan da filan anlattık işte... yarınsı gün patron özür dilerim ben bunları düşünemedim felan dedi bize bir telefon verdi buralardaki bütün evlerin böyle olduğunu korkacak hiç birşeyin olmadığını söledi , diğer kızların da öle yerlerde kaldığını öğrenince iyi bakalım kalalım dedik.. evi temizlemeye başlamıştık yandaki evden bir çocuk dışardaki çamaşırhaneye geldi.. çamaşırhane var evin dışında hem yıkama hem kurutma makineleri var çok güzel hem de sadece tozunu sen alıyon gerisi bedava.. neyse tipi aynı bir Türke benziyordu, bir saat sonra gibi Merhaba! d,ye seslendim.. aynı şekilde karşılık verince heh doğru tahmin etmişim dedim.. nerden anladın Türk olduğumu da merhaba dedin dedi ben de şaşırdım ama biz Türk'üz ya kanımızdan olanı tanımazmızyız hiç! kuzenim ben o hem çamaşırları yıkayıp hem sohbet ettik biraz bana telefonunu verdi ilk defa annemle konuştum :( sağolsun.. bize buraları anlattı 20 gündür burdalarmış veyanımızdaki evde erkek kız karışık kalıyorlarmış alt katta jameicalı kızlar 1 türk ve moldov kızı, üstte de erkekler.. yaklaşık 15 kişilermiş. herkes ikinci işte bile çalışıyormuş evde sadece uyuyorlarmış biz hala kimseleri göremedik oralarda :) bize internetin şifresini verdi , makinelerin nasıl çalıştığını da gösterdi, korkmayın burda kimseye bişi olmaz biz de kalabalığız korkmanıza gerek yok dedi rahatlattı bizi biraz.. evimizdeki ilk gecemizde aynı yatakta yattık kuzenimle, bugün de iş çıkışı marketten U ve K yazan helal bişiler aldık birazdan ilk defa muftakta melemen yapıcaz , yavaş yavaş alışıyoruz galiba ama 2 ay 2 haftam daha var düşünmemeye çalışıyorum...


1 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Amerika'ya adım atarkene !

07:11:00 Merve Sevim 5 Yorum

Dünya küçük derler ya hani artık bu cümleyi kullanmayacağım... Kime göre küçük olduğunu tabiki biliyorum ama insanoğluna göre çook büyük, öyle böyle değil çok ama çok büyük.. Bir kız 28 Haziran saat 6 da uçağa biniyor 9 da Amsterdamda iniyor Atlanta uçağına binmek için tam 2 saat yocuların güvenlik kontrolünden geçmesini bekliyor.. Sanki dünyada bir yere uçmayacaklar Ay'a tatil yapmaya gidecekler ; o kadar sıkı arama, o kadar sorular sorma , o kadar aletlerin içinden geçirilme , kısaca sinir bozucu.. Uçağa biniyor aklında sorular , bu kadar büyük bir demir yığını 10 saat havada nasıl durur.. Duruyormuş valla 5 dk bile uyuyamadım koskoca on saat boyunca , ki ben Trabzona giderken bir buçuk saat yolda bile gözümü açamayan ben ..ne mi yaptım onca saat; önümüzde kişiseltvlar, kullaklıklar kumandalar.. içinde filmler, müzikler , oyunlar ve dahası.. uçakta telefon bile açılmazken bu uçakta herşey serbestti çok şaşırdım.. son yarım saat heyecandan geçmek bilmedi ama sonunda yere indik ve uçakta bir anda alkış sesleri duyuldu :) haketmişti pilot güzel bir yolculuk yaşattı bize.. 
Buraya kadar herşey güzeeeell Amerikaya geldin , geldin de küçük bir kasaba büyüklüğündeki o havaalanından yaklaşık 5 saatte çıkamayacağını nerden bileceksin dimi... Önce yüzlerce yolcunun olduğu bir alanda sıraya giriyorsun polis amcaların pasaport ve parmak izi güvenliğini aşmak için... neyse ki bunu atlattık, hadi valizleri alalım gittik bulduk pembe kurdeleli valizimizi.. ee şimdi , şimdi valizleri tekrar güvenlikten alıyor polis amcalar ve içinde yiyecek olup olmadığını soruyor , yok diyorum ve ayakkabılarımı dahi çıkarıp güvenlikten geçiyorum.. eee hani valizler , 1. terminalden alacaksınız diyorlar... yürü yürü yürü yok, bir kadından yardım istiyoruz bize metroyu gösteriyor buna bineceksiniz 6. durakta ineceksiniz diyor :S hıh diyoruz biz yanlış anladık galiba zaten ingilizcemiz az.. kadın bizmle beraber gelmek istiyor metroya biniyoruz , ama yüzümdeki ifadeden hala ona inanmadığımı anlıyor olacak gülmekten duramıyor :) iniyoruz sonunda , valiz dünyası gibi burası ara bul seninkini, sağolsun kadın uçuş numaramızı alıyo gidiyor soruyor öğreniyor ve valizlerimize kavuşturuyor bizi, sarılıp öptüm valla :) şimdi artık yanlızsın yanında Selcan Uğurayı valizinde yiyecek var diye incelemeye almışlar zaten kaybettik çocuğu... eee kaldık kız başımıza Atlanta limanlarında... Greyhound bus stationa nasıl gidilir, sorduk öğrendik ama kime sorduysak oraya gitmeyin dedi :S Alla Alla neden dedik sizin gibiler için çok tehlikeli bir yer dediler, biraz buralarda takılın gece gidin dediler.. akılsız kafamız tabi dinlemedik trene binip gittik...  Selcanı dinlemez olaydım, o asansöre binmez olaydım... İkimizin de ömrü hayatınca unutamayacağı bir olay ama anlatmayacağım.. sadece asansörden indiğimizde selcanın sinirden hem gülüp hem ağladığını benimde korkudan konuşamağımı hatırlıyorum... Burası neresi yaa kaçmak istiyoruz burdan diye söylenmeye başladık.. Her yer acaip kılıklı. bakışlı zencilerle dolu... terminal minicik içi dolu bir sürü zencicik... bir beyaz biz... otobüs gece 1 de varmış .. hadiiiii bunların içinde onca saat beklenir mi yaaaa... neyseki  karşıdan Uğuray göründü de biraz daha rahatladı içimiz... Gece oldu otobüse bindik sabaha karşı 5 de indik ve aktarma yaptık 6 saat sonra nihayet Asheville durağında indik... Ohhhh burada zenci yok diye rahat bir nefes aldık... ve 2 saatin sonunda otelden gelip aldılar bizi ve güzel odamıza yerleştirdiler.. yarın ilk iş günüydü uyumamız gerekiyordu...

5 yorum:

sizi sevi_yorum :)