Pijama Style :)

20:48:00 Merve Sevim 10 Yorum

gün içinde nerdeyse hepimizin aklından geçen cümle;
'bi kere akşam olsa da pijamalarımı giyip şöyle güzelce ayaklarımı uzatsam !'
biz türklerin adetidir eskiyen , dışarda giyilemeyecek tişörtleri pijama niyetine kullanırız :)
olmasın artık ! değiştirelim bu kuralı lütfen.
bakın insanlar ne kadar güzel, cici mi cici şeyler tasarlıyorlar bizim için.
ben hiç rastlamadım şöyle bütün aile üyelerinin akşamdan pijamalarını giyip oturduklarını :(
bu yüzden yeni nesil gençler, anne baba adayları, sevgililer size sesleniyorum !
her eve her kişiye bir pijama şart :)
alalım aldıralım, giyelim giydirelim lütfen..
bu arada bu görselleri oysho'dan aldım.
bilenler bilir çok güzel pijamaları, kaliteli ürünleri olan biraz tuzlu bir markadır .
ama sene de bir de bu paraya kıyılabilir diye düşünüyorum :)










10 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Gel gel cupcakee gel :)

23:52:00 Merve Sevim 8 Yorum

Eskilerin bir lafı vardır, silah çıktı mertlik bozuldu diye,
bir de annemin bir lafı vardır, bu otomatik makineler çıktı ev hanımları bozuldu diye :)
Eskiden ev hanımı olmakla şimdi olmak aynı zorlukta mı ? Asla !
Çamaşırı makine yıkasın, bulaşığı makine yıkasın, soğanları makine doğrasın, pasta kekleri makine karıştırsın biz de ay aman çok yorulduk diye ah vah edelim :)
ee ama ne yapalım dimi teknolojinin nimetlerinden yararlanmayalım mı ?
şimdi size iki yoldan cupkek tarifi vereceğim, biri eski usül biri yeni usül olacak..

işte ilk tarifim :


  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı süt 
  • 1 çay bardağı sıvıyağ 
  • 1 paket vanilya 
  • 1 paket kabartma tozu 
  • 1 çay bardağı damla çikolata 
  • 2,5 su bardağı un

tek tek malzemeleri ekleyerek karıştırıyorsunuz ve kalıplara döküp 180 derecede 15 dk pişiriyorsunuz. isteğe göre üzerini kremayla süsleyebilirsiniz.






ikinci tarifim ise Dr.Oetker hazır cupkek karışımı :)



malzemeler bir kutu cupkek karışımı, 1 yumurta , 1 çay bardağı su ve sıvıyağ.
paketin içinden çıkan 15 kek kalıbı da cabası , hepsini karıştırıp kalıplara bölüştürüyoruz ve bitti.
özellikle kek kabartamayanlar mutlaka cupkek yapmalılar :) hem moralin düzeliyor hem keyifle afiyetle kabarmış keklerini yiyorsun.
Bu arada bu Dr.Oetker harbi adammış he ! herşeyi mi güzel olur bir markanın..
bu arada adam dedim ama kadın çıkma ihtimali de var bilemedim bak şimdi ! 
herkese afiyet olsun.. :)

8 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Makyajsız Beren Saat Elle Dergisinde

19:58:00 Merve Sevim 0 Yorum

İşte karşınızda makyajsız, doğal Beren Saat..
Her ne kadar Aşkı Memnu'daki o abartılılı makyajlarıyla sevsem de onu, doğal güzelliğiyle de beni kendine hayran bırakan bir oyuncu kendisi. Şuana kadar ünlü kadınlar arasında gördüğüm en cesur ve kendine güveni tam birisi. Makyajsız yakalanacağım diye yüzünü gözünü kapatıp, kocaman gözlüklerde kaçan kadınlara oldum olası zıt olmuşumdur. madem öyle görünmek istemiyon neden makyajsız çıkıyosun!
Beren Saat'in kaşlarını almadığını öğrendiğimde de helal olsun demiştim, bir de saçlarındaki doğal beyazlarıyla barışık olduğunu duyduğumda..Eminim erkekten çok kadın hayranı vardır, çünkü kadınların da en büyük amacı doğal güzelliği yakalamaya çalışmalarıdır.Beren Saat'in de onların örnek alacağı, her türlü takip edecekleri bir isim olacağını düşünüyorum.
Elle Dergisinin Kasım ayı için çalıştığı isim Beren Saat oldu.Rötuşsuz ve makyajsız fotoğraflarıyla dergi kapağı olan Beren Saatin amacı  Nar Taneleri sosyal sorumluluk projesine yardımcı olmak. Merak ettim biraz araştırdım neymiş bu Nar Taneleri diye..Bütün çalışan kadınları ilgilendiren çok anlamlı bir projeymiş.Amaç kadınların iş hayatına dahil olmalarını artırmak, onlara bu konuda destek vermekmiş.
ELLE Yayın Yönetmeni Işık Şimşek ise, projeyi şöyle özetliyor:
“ELLE ‘Gerçek Ben’ sayısını planlarken, Beren Saat’ten başka bir isim düşünemedik. Dünyada her ay 20 milyon kadına ulaşan ELLE’in en önemli odak noktası her zaman ‘kadın’ oldu. ‘Gerçek Ben’ sayısının kapak projesinin de mutlaka bir de sosyal sorumluluk ayağı olmalıydı. İş dünyasında kadının önemli yerini her zaman vurgulayan NetWork, proje ortağımız. Network’ün en büyük destekçisi olduğu Nar Taneleri için güçlerimizi birleştirmekten çok mutluyuz. Bizim için en önemli noktalardan biri de, ELLE okuyucularının bir araya gelerek sahiplenebilecekleri bir proje ortaya koymaktı, bunu başardığımızı düşünüyorum.
İşte Beren Saat'in fotoğraf çekimlerinin kamera arkası da burada..

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Arife Günü

20:30:00 Merve Sevim 4 Yorum


Bayramlardan bir gün önce diye biliriz arife gününü ancak öyle değilmiş, gerçek arife günü yılda bir defa olup Kurban Bayramı'ndan bir önceki gün olarak kabul edilirmiş.
Ve o kadar kıymetli bir günmüş ki, bu günü oruçlu geçiren kulun alacağı sevabın haddi hesabı yokmuş. İlk insandan son insana ne kadar insan gelmişse dünyaya bunun iki katı sayıda sevap kazanırmış insan. O gün yapılan tövbe kabul edilir, bir çok günahkar cehennemden kurtulurmuş.
Sizi bilmiyorum ama böyle bilgileri okumak ,öğrenmek beni hep mutlu etmiştir. Hele de yapılması gerekenleri yerine getirmişsem daha huzurlu olmuşumdur her zaman. 
Bayramların ne kadar kıymetli olduğunu biliyordum da
 arife gününe bu kadar değer verildiğini yeni öğrendim ben de..
Benim aklımda kalan arife günlerinde bayram hazırlığı yapılır :) yemekler , börekler pişirilir, bayramlıklarını hala alamamışlar çarşıya çıkar,
 temizliği yetişmemişler bi gayret silip süpürmeye devam eder filan..
Ha bi de arife günlerinin en sevdiğim yanı öğleden sonra yarı gün tatil olması :)
hele de o gün ki dersiniz öğleden sonraysa ve sabah gelmek zorunda kalmamışsanız deymeyin keyfine..Öğrencilik gibisi yok yeminlen..Kar yağdı tatil, çise attı tatil, bayram geldi tatil :)
Bi de üniversitede olunca, bi hafta derslere girmesem de olur diyorsun ,
 günleri birleştiriyorsun ki o da ne 20 gün tatil olmuş :D
 daha dün geldik yaz tatilinden hadi tekrar al valizi düş yollara..
İlerde bu günlerimi çok özleyeceğim biliyorum , o yüzden keyfini çıkarıyorum emin olun :)
Hepinize sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz güzel bayramlar diliyorum..Bol bol fotoğraf çekilip facebookta paylaşmayı da sakın unutmayın :)

4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

1 Kadın 1 Erkek

19:15:00 Merve Sevim 7 Yorum






dijitürkün bir eksiklik olduğuna beni inandıran bir diziydi zamanında..
mecburen internetten videolarını izleyip katıla katıla güldüğüm, yeri geldi mi oha yok artık dediğim, alışılmışın dışında, amerikan dizileri gibi tadı damağında süresiyle , bize bizi anlatan bir kadın bir erkeğin komedi tufanı kısaca..
evli olmadıklarını sonradan öğrendim, aynı evde yaşıyorlar ya hani evlidirler diye düşünüyordum başka türlüsü aklıma gelmemişti doğrusu :)
şimdi starda yayınlanıyor ama yayın saati yine geç, malum çocukların izlememesi gereken çok sahnesi oluyor.Stara geçtikten sonra rtükten uyarı alıp evlenmek zorunda kaldılar bi de :) en çok buna gülmüştüm.Sanırım yerel televizyon kanalına geçmeleri esprilerinin, cinsellik içeren sahnelerinin biraz eksilmesine sebep olmuş.Ama hala o ince esprileriyle kırıp geçirmeyi başarıyorlar.
Demet Evgar'la Emre Karayel'i Beyaz Show'da konukken izlemiştim bir ara..Beyaz ikisine de gerçek hayatta böyle biriyle evlenmek istermiydiniz diye sormuştu. Emre evet demişti :) Zeynep gibi birisiyle evlenmek isterdim. Demet ise hayır istemezdim demişti :) 
Hala filmden haberdar olmayanlar var biliyorum, bir kerecik de olsa izleyip ne kadar doğal hallerimizi , samimiyetle anlattıklarını görmelerini istiyorum.. Eminim hangi çift izlerse izlesin aynı sen, hıh bu huyu da aynı sen diye birbirlerini kızdıracaktır.Aslında bir bakıma çok güzel bir şey yapıyorlar, her ilişkide yaşanan o kadar aptalca olaylar, tripler, kavgalar oluyor ki kendimize uzaktan bakma fırsatı veriyorlar bize..iki oyuncu da çok güzel iş çıkarıyorlar, inşallah daha uzuun seneler ekranlarda kalırlar da bizler de seve seve izleriz..

7 yorum:

sizi sevi_yorum :)

4 Film Önerisi

15:26:00 Merve Sevim 5 Yorum

Size bir kaç film önerisinde bulunmak istiyorum, hazır uzunca bir tatile girmişken aranızda tatili yatarak geçireceklere fikir olur belki :)


*İlk film Karanlığın Gözleri..
bazı kişiler kore filmlerinin, dizilerinin hastası oluyor, ben de öyle bir durum yok, sadece hikayeyi okuyunca ve fragmanı izleyince dikkatimi çekti izledim.
Yeni polis adayı bir kızın erkek kardeşini cezalandırmak ve eve götürmek için arabaya kelepçelemesiyle başlıyor film. Araba yolda kaza yapınca kız arabadan fırlayarak yere yapışıyor ve gözlerini kaybediyor, köprü parmaklıklarında asılı duran arabadaki erkek kardeş kelepçeli halde yardım beklerden , anahtara ulaşamaya çalışırken arabanın köprüden uçmasına sebep oluyor ve ölüyor. Film bir ablanın hem gözlerini hem kardeşini kaybetmesi ve duyduğu suçluluk duygusu üzerine devam ediyor. Filmin asıl konusu ise gözleri görmese de bir insanın isterse herşeyi yapabileceği, hatta bir seri katille bile baş edebileceği üzerine..Aksiyonlu, dramatik, ara ara gerilimli ama güzel bir film..Sıkılmadan izleyeceğinize eminim..


*İkinci film bir tom cruise filmi, Tetikçinin Gecesi..
Film sadece bir gecede yaşananları konu ediyor. Tetikçinin öldürmesi gereken 5 kişi vardır. Bu iş için bir geceliğine şehre gelen adam rastgele bir taksiye biner.Taksici zenci, işini çok iyi yapan dürüst bir insandır.Tetikçi ona bir teklif sunuyor, beni bu gece istediğin yerlere götürüp, beklersen sana kazandığının iki üç mislini veririm felan diyor. Şoförün işin gerçek yüzünü anlaması uzun sürmüyor, kaçmak istese de tetikçinin tehdit etmesiyle ona yardım etmeye mahkum oluyor..Ve en son öldürülmesi gereken 5. kişinin şoförün tanıdığı biri olması üzerine işler daha da heyecanlı hale geliyor..Aksiyonu bol, hareketli bir film.. Su gibi akıp geçiyor diyebilirim, tavsiye ederim..


*Üçüncü film gayet düşündürücü, hayretlerle izlediğim bir film Çifte Soygun..
Herşey bir bankanın içinde geçiyor.Bir soygun ekibinin bankayı rehin almasıyla başlıyor ve çok geçmeden ikinci bir soygun ekibinin bankaya dalmasıyla işler iyice karışıyor. Neyseki bu sonraki gelenler iki salak arkadaştır.Film o kadar güzel senaryo edilmiş ki, konu ilerledikçe bu soyguncuların hepsinin aslında bir kişi tarafından aynı saatte bu bankaya gönderildiği anlaşılıyor.Ama onları gönderen kişi takma isimli dünyaca ünlü bir soyguncudur ve kendini hiç tehlikeye atmadan bu soyguncuları kullanarak bankayı asıl o soymaya çalışıyor.Film boyunca bu kişinin içlerinden biri olduğunu biliyorlar onu tahmin etmeye çalışıyorlar.. Ve en sonunda hiç beklenmedik birisi olduğunu anlıyorsunuz.. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film , şiddetle tavsiye ederim,  izleyince bana hak vereceksiniz eminim :)


*ve son film önerim romantik komedi tarzında bir film, Başımıza Gelenler..
Başroldeki kadın oyuncu Katherine Heigl romantik komedi dalında çok başarılı bulduğum bir oyuncu, çok yakışıyor ve kendisi de seviyor olacakki bir sürü romantik komedide oynamış..Filmin konusu kısaca şöyle, evli bir çift var filimde ve kadının çok yakın arkadaşı Holly ile kocasının çok yakın arkadaşı Messer'ı birleştirmeye çalışıyorlar. Ama o kadar ayrı dünyaların insaları ki ikisi de, en başından vazgeçiyorlar çıkmaktan. Evli çiftin çocukları dünyaya geliyor ve bu iki arkadaş onlara her konuda yardım ediyorlar, bir anda bir trafik kazası oluyor ve bebeğin anne babası aniden ölüyor.. minik Sophie bebek annesiz babasız kalıyor.. çocuk esirgeme kurumuna onu vermek istemeyen bu yakın arkadaşlar sophie'nin evine taşınıyor ve aynı çatı altında evcilik oynar gibi bebeği büyütmeye çalışıyorlar..Olaylar olaylar akıyor ve aslında ne kadar güzel bir ikili olduklarını anlıyorlar.. kafa dağıtıcı , eğlenceli bir film, ailecek bile izlenebilir :) şimdilik bu kadar hepinize iyi seyirler dilerim..

5 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Fleurs

14:22:00 Merve Sevim 3 Yorum

Çiçekleri evinizde , odanızda , masanızda severlerden misiniz, yoksa çiçek dalında güzel deyip sadece koklayıp geçenlerden misiniz_?
Saksı çiçekleri mi alırsınız evinize, yapma güllerle mi doldurursunuz vazolarınızı_?
Herkes saksı çiçeklerini yaşatmayı beceremez, solar, kurur , ölür mesela sizde durumlar nasıl_?
ben sordum önce ben cevap vereyim sorularıma :)
Dalından çiçek koparmayalı uzun zaman oldu, çocuklukta kaldı yani.Çiçeğin dalında güzel olduğunu düşünenlerdenim. Ama şu vazolardaki güzellikleri evimin her köşesinde görmek de isterim :(
Saksı çiçeği yetiştiremiyorum, elimden heralde ya kuruyor ya çürüyor. En son kasımpatı aldım, en uzun yaşayan çiçeğim o olacak sanırım nazar değmesin bi güzel açıyor ki sormayın :)
plastik çiçeklerdense canlı çiçekleri tercih ederim ama kopardığın gibi kalsalar keşke :S
el mahkum yapma çiçekler almaya..
saksı çiçeği zaman istiyor, ilgi istiyor, bir gün yanına gitmezsen ikinci gün darılıyor..
ikisinin ortası bişi olsa keşke, canlı olsalar ama hiç bozulmasalar :)
biz şimdilik yapma çiçeklerle idare etmeye devam edelim en iyisi..
koklamasak da görüntüsü bile mutluluk sebebi baksanıza..




*fotolar alıntıdır.

3 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Uzun Hikaye

20:16:00 Merve Sevim 6 Yorum






Kenan İmirzalıoğlu ve Tuğçe Kazaz nasıl ikili olmuşlar acaba, merak edenleriniz vardır illa ki.. Değerli kitapların sinemalara uyarlanması geleneğine Osman Sınav'dan muhteşem bir film daha eklendi diyebilirim.
Osman Sınav'ın 11 yıldır düşündüğü bir projeymiş Uzun Hikaye'yi çekmek. ilk zamanlardan itibaren filmin ana karakteri Bulgarlı Ali'nin Kenan olacağı bile belliymiş..Neden bu kadar yıldır filmin beklediği sorusuna ise, böylesi güzel bir filmi de ancak on yılda bir çekerim diyerek cevaplıyor Osman Sınav. Doğru zaman, doğru oyuncular , doğru mekan meselesi yani..
Filmin ikinci başrol oyuncusu Tuğçe Kazaz sonradan belli olmuş.Önce bir deneme çekimi yapılmış, Osman Sınav hala kararsızken o sıralar gazetede görmüş onu ve iki hafta sonra Münire'nin o olacağına karar kılmış.Filmi izleyince sizler de oyuncuların ne kadar doğru seçimler olduğunu anlarsınız..
Hikaye kısaca şöyle; Bulgaryalı Ali Sosyalist lakaplı ancak sosyalist değil sadece haksızlığa gelemeyen biridir. Kaçarak evlenmişler Münireyle ve güzel bir oğul evlatları vardır. Ali'nin yaşadığı yerlerdeki haksızlıklara göz yummaması her seferinde başka kasabalara göç etmelerine yol açmış. Çok güzel bir aşk hikayesi var filmde ve bunun sağlamlığı film boyunca size gösteriliyor. Oğullarına örnek bir anne baba aşkı diyebilirim aslında çünkü filmin ikinci yarısı bu aşk yolculuğunu Ali'nin oğlu Mustafa devralıyor.Ve savaşmaya o devam ediyor.
Filmin başladığı yerde son bulması çok hoşuma gitti. Ali ile Münire'nin aşkını oğulları Mustafa aynı kadabaya geri dönerek, aynı eve girerek devam ettiriyorlar.Oyunculuklar mükemmeldi diyebilirim, Kenan İmirzalıoğlu döktürmüş de döktürmüş, bu adam gerçekten ekrana da çok yakışıyor. Tuğçe Kazaz da keza öyle..

6 yorum:

sizi sevi_yorum :)

büyük çekiliş büyük hediyeler

23:46:00 Merve Sevim 2 Yorum


Küçük Hanımın kardeş sitesi mervesevim.com açılmıştır duyduk duymadık demeyin :)
blogdan çok daha fazla içeriğe sahip sitemizi ziyaret edip açılışa özel büyük çekilişimize katılabilirsiniz.İşte hediyelerimiz:

* 3 Kişiye Bayan Kol Saati
* 3 Kişiye Erkek Kol Saati
* 2 Kişiye Flash Disk
* 15 Kişiye Bir Ünlü ile Fotomontaj
* 60. yoruma kadar yazanlar arasındaki çekilişte 30 tl Kontör
* 120. yorumu yapana çekilişsiz kurasız kol saati..
çekilişe katılım şartları için sitemizi ziyaret edebilirsiniz :)

2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Kim Şık Kim Rüküş

20:26:00 Merve Sevim 5 Yorum

Yapılan bir ankette dünyanın en şık ve rüküş turistlerinin hangi ülkelerden geldikleri araştırılmış :)
*Rüküşlükte ilk sırayı Hollanda ve Rus turistler alıyor. Hollandalı pek görmedim ama hem Trabzonda hem İstanbulda Laleli'de gördüğüm kadarıyla fazlasıyla abartıyı seven Ruslar, sadece gösteriş ve dikkat çekici giyiniyor ama kesinlikle şık değiller, hatta ıyy denilecek kadar karışık giyiniyorlar..Açık, dar ve pırıltılı giyinmeyi şıklık sayıyorlar büyük ihtimal..



*Malesef canımm ülkemiz Türkiye listenin 3. sırasında  yer alıyor :) moda bloglarını gezinirken hayran kaldığım o kadar blog var ki, sanırım onların daha da kenetlenerek yayılması ve iş birliği içinde ülkemize yol göstermesi gerekiyor :)




*bu sıralamayı Almanya, İsviçre takip ediyor ve gelelim şık ülkelere..
*En şık ülkeler listesinde ilk sırada İtalya geliyor. İtalyan filmlerine boşuna hayran kalmıyoruz, makarnaları, erkekleri, ve şıklığıyla herkese kendini sevdiriyor italya helal olsun :)
*en şık ikinci ülke ise Fransa , şaşırmadım doğrusu ben de hayranım onların o hanımefendi duruşlarına ne giyseler yakışır :) bir de Fransızca konuşunca heh tam leblebi şekeri gibi oluyorlar vesselam..












*fotolar alıntıdır.
http://www.elmaelma.com/
http://www.ezberim.org/guzellik-and-moda/
http://merral.blogspot.com/2012/01/sokak-modas.html

5 yorum:

sizi sevi_yorum :)