Çalıntı Hayat

11:14:00 Merve Sevim 6 Yorum


Filmin orjinal adı "The Words"  olsa da bizimkiler "Çalıntı Hayat"  diye çevirmişler..
Başka bir yazarın eseriyle üne kavuşan bir adamın hikayesini anlatıyor film,
bu yüzden çalıntı hayat da çok uygun kelimeler başlığı da..
"Felekten Bir Gece"  ile üne kavuşan Bradley Cooper  tüm yakışıklılığıyla karşınızda :)
Çor farklı bir göz rengine sahip abimiz, bakınca içinde kayboluyorsunuz sanki..
Filmi izledikten sonra yazarlarla ilgili çekilen filmleri sevdiğimi farkettim ben..
"Kelebeğin Rüyası" filmi de yazar şairleri konu alıyordu ve duygusallığın dibine vurmuştum..
Sanırım yazar olmak gerçekten zor iş, ilham perisini bulmak, kitap çıkarsan bile ünlenmek çok zor iş..
Merak ediyorum bütün yazarların mı böyle dramatik hikayeleri var..
Zaten her yazar illa ki bir kitabında 'hayatımı yazsam roman olur'  cümlesini hayata geçirir..
Kitap almaya üşenip okuyamadığımız için , hayatlarını da film çekilirse böyle ilgiyle izliyoruz..
Yaz tatiline çıkmamışlara uzun gecelerde izlemeleri için tavsiye olsun bu film..



6 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Merve'den haberler :)

12:22:00 Merve Sevim 5 Yorum


Sevgili günlük, nasılsın napıyorsun orda havalar nasıl ?
beni soracak olursan sıcak çok sıcak şarkısını dinliyorum..
kpss'ye sayılı günler kala atağa geçtim, bildiğin gibi değil tuğla gibi kitabı bir günde bitiriyorum.
eğitim bilimlerinden ölçme değerlendirmenin Allah cezasını versin, müfredattan kalksın !
üniversitede alıştım ben son gece sınava çalışmaya..
bugüne kadar en yüksek notlarımı da son gece çalıştığım sınavlardan aldım..
hal böyle olunca kpss'ye de son 10 gün kala çalışmak normal geliyor bana..
totem yaptım, eğer sınavı kazanırsam taktiğimi herkeslere açıklayıp tüm öğretmenleri atamayı planlıyorum.
tek sıkıntım şu canım istanbuldaki son günlerimi gezerek tozarak değil de evde pinekleyerek geçirmek.
günlerdir pek bi aktiviteye katılamıyordum dün Hangover 3'ü izlemeye gittim.
1 ve 2'sini internetten izlediğim filmin ikincisini pek beğenmemiştim..
midem bulanmış hatta hiç gülmemiştim..
üçüncüsüne hepsinden daha fazla güldüm :) 
filmi severler şimdiye kadar çoktan gitmiştir de ben yine de gidin izleyin diyim ..
yani yapacak pek bir şeyimin olmadığı günlerde bana değişiklik oldu,
hepinize eğlenceli haftalar , tatiller diliyorum ;)



5 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Korkarım mezun oldum :)

12:36:00 Merve Sevim 23 Yorum


okul bitti, finaller bitti, kep törenini bekliyorum ama ne bekleyiş ..
öğrenciliğin getirilerini düşünüyorum iki gündür, artık o getirilere sahip olamamayı düşünüyorum..
misal en başta öğrenci akbili diye bir olay kalmayacak, 
dolmuşta -bir öğrenci uzatır mısınız ? denmeyecek,
sinemada bir öğrenci bir tam diyilemeyecek,
uçak bileti alırken öğrenci misiniz diye sorulmayacak,
öğrenci kimliğiniz lütfen dendiğinde ben öğrenci değilim diyilecek,
bayramda seyranda okullar açılırken -al bakalım sen öğrencisin harçlığı verilmeyecek..
öğrenciye %50 indirim olduğu yerlerden yararlanılamayacak,
pazarda -öğrenciyim abi denilemeyecek,
ve en önemlisi her ay yatan devlet kredimiz olmayacak :)
boşluğa düşeceğiz, cv doldurup kapı kapı iş arayacağız..
bi dönem parasız pulsuz, nolur beni işe alın diyen gözlerle etrafa bakacağız,
her biri başka memlekete dağılmış arkadaşlarımızı özleyeceğiz,
her ne kadar sınav haftalarını sevmesek de sınıf ortamını özleyeceğiz,
gerçi pazartesi sendromu olmayacak ama başka sendromlar girecek hayatımıza,
memlekete aile yanına dönünce bir dolabımızın bile kalmadığını görüp ağlayacağız belki :)
herkes işe giderken kendimizi bir anda ev işi yaparken bulacağız belki,
öğrenci evimizi özleyip salya sümük ağlayacağız belki ,
bazen de sinemaya gidecek bi kişi bile bulamayacağız belki :) 
yok sanırım bu biraz abartı oldu :)
yani anlayacağınız hayatım şuanda muhteşem yüzyıl dizisi gibi hürremsiz ..
gözümüz alışmış bir kere yeri doldurulur mu hiç...
aynı o şekil üniversite hayatının yeri de doldurulamayacak şüphesiz..


*foto by darlingmagazine


23 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Emin Dayım :)

14:59:00 Merve Sevim 10 Yorum



Şimdi ben buraya neden çıktım ?
Nasıl çıktım, neden çıktım ?
Bunu izaha gerek yok, gördünüz yürüdüm çıktım.
Ama çıkmamış da olabilirim.
Çıkmışsam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır.
Görünen köy uzakta değildir.
Buraya çıktık da sonradan çıkmadık mı dedik.
Bunlar bir takım uydurma laflardır.
Sahi ya ben buraya neden çıktım, kim çıkardı len beni buraya. :)

***

siz bilmezsiniz benim bir Emin dayım vardır :) kendisi edebiyat mezunu emekli okul müdürüdür..
İstanbul Türkçe'sini de iyi bilir ama aile içinde karadeniz şivesiyle konuşur..
ailenin en çok güldüren kişisidir ama aynı zamanda en ciddisi de odur..
asker ve askeriye aşığı emin dayım çevresindeki bütün erkekleri askeriyeye sokmaya çalışır :)
kendisine de lakap olarak "General" denmesini ister..
karadeniz insanının zeki ve ince esprileriyle meşhur olduğunu bilirsiniz, Emin dayımda fazlasıyla esprili biridir.
kadın ve erkek ayrımı yapmakta bir numaradır :)
kadınlar üstüne alınmasın ama onun kafasındaki profile uymayanlar onun için alay konusudur :)
müsrif ve çok gezen , dedikodu yapan kadınları bir çok özlü sözle över diyelim :) ve konuyu kapayayım.
kim milyoner olmak ister yarışmasının sıkı takipçisi Emin dayımın ve eşinin ,
yarışmaya başvuruları olmadığını öğrenince hadi siz de başvurun diye ısrar ettim dün..
ben bu kadar eğlenceli geçecek bir başvuru olacağını tahmin etmemiştim, okuyunca anlayacaksınız..

- hadi Emin dayı , başvuru formunu dolduralım.

- Şimdi mi, bize sori mi soracaklar du gızım (karşıma yerleşti).

- yok dayı benim sorduğum sorulara yanıt vereceksin , bilgilerini buraya yazacaz, daha sonra mülakata çağırırlarsa soruyu orda soracaklar.

-peki kızım, başla bakayım.

-Çocuğunuz var mı , adları nedir ?

- var tabiii, Erdemlan Fatih da yaz !

- Doğduğunuz yerin şivesiyle mi konuşursunuz ?

- HAAYIR! 

- Ne hayır mı dedin, ama dayı nasıl olur :D sen da şiveyle konuşmuyorsan kim konuşuyor. Eveti işaretliyorum.

- E peki madem, konuşiyrim doğru.

- Hobileriniz var mı ?

- Heee, dur biraz bekle kızım, ben öyle Saniye gibi eften püften hobi yazdırmam.. (saniye teyzemin hobileri kitap okumak, gezmek vs)

- Tamam , söyle bakalım.

- Yaz bakalım, TAVLA oynamak, OKEY oynamak vee SUDOKU çözmek .

- :D evet çok mantıklı dayı. Okuduğunuz dergi ve gazeteler ?

- Dergi okumam. Sade ve sadece Posta okurum, kızım diğer gazatelerde hiç bişe yok ki. Posta'da hem çengel, hem 7 farkı bulma, hem de sudoku var yaaa.

- :D Özel bir yeteneğiniz var mı ?

- Du düşüniyim ...... 

- Düşündü düşündü , az daha düşünse bir yetenek çıkacaktı ortaya zaten :D yok kızım dedi. Yurt dışında nereleri gördünüz ?

- Hiçbir yer ! (kızım hiçbir birleşik yazılır heee ;) )

-Programda hedeflediğiniz para ödülü nedir ?

- Şimdi kızım eğer 7.500e gelmişsem, sesli soruda ebidik gubidik bi grubun şarkısı çalaysa  HEMEN 7 bini alır çekilirim, az para değil. Yok ama baktım ki bildiğim soru 15 bine kadar giderim. Hedefim 15 bin.

- Yapma dayı, çok az oldu .. biraz yüksek de , çağırmazlar seni yoksa..

- Hayır kızım , 15 bin yeter bana..

- Olmaz bari 30 bin olsun.

-Tamam seni mi kıracam yaz bakalım. Eğer parayı alırsam bi araba alırım.

- Kendinizi nasıl tanımlarsınız ?

- ÇOK ciddi,  insanları seven, sayan ama asla onlara GÜVENMEYEN biriyim.

- Tamamdır gönderdim.

- E kızım şimdi beni ararsalar napıcam.

-Mülakata gideceksin dayı. Orda sorular soracaklar sana, belki jokerlerinin adını sorarlar sana.

- Aa kızım müzik jokerim yok benim, elenecim ben yaa.

- Dayı benim arkadaşım Aida'nın müzik konusunda çok bilgisi var , onu yazarsın.

- Tamam kızım sağol.


Bir gün geçti aradan , dayım yarın akşam soruyor, kızım arkadaşının adı neydi. - Aida. Peki soyadı neydi sorarlarsa söylerim. -Rısbekkızı . Neee öyle soyad mı olur. Nereli bu arkadaşın, iyi bakalım. Birazdan yine soruyor, neydi soyadı ? :)

Yani sizin anlayacağınız daha form doldurur doldurmaz hayaller kurmaya başlayan dayımı Kenan bey çağırmazsa , büyük hayal kırıklığı olacak, joker isimlerini bile ayarladı gördünüz :) Benim de kaydım var yıllardır , ama arayan soran olmadı :) belki bir gün ararlar, komedi yaşarız :) Ama asıl komediyi Emin dayım oraya çıktığında yaşayacağız orası kesin :))








10 yorum:

sizi sevi_yorum :)

alper tunga öldü mü ?

16:40:00 Merve Sevim 7 Yorum


Nasılsınız arkadaşlar ,
okullar tatil oldu mu, sınavlar bitti mi, kışlıklar dolaba kaldırıldı mı, alper tunga öldü mü ?
final haftasındayım, sesim soluğum çıkmıyor pek, çıkamıyor daha doğrusu..
mezun olmak ya da olamamak işte bütün mesele bu !
bir sürü baskı var üstümde sanki, boşuna stres yapmazdım yoksa..
pek zorlamıyor sınavlar ama "mutlaka geçmem lazım " düşüncesi  en kolay soruları kaçırmama sebep oluyor.
zora çalışıyorum, en zoruna hem de :( yok , yaptığım hatayı eve gelince görüyorum küplere biniyorum!
aman siz benim gibi yapmayın diye söylüyorum :) elinizde olursa tabi..
sınavları olanlara başarılar diliyorum çokça...



*görsel : lushome

7 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Manola Valdes Sergisi

14:29:00 Merve Sevim 2 Yorum

Pop sanatın İspanya'daki öncülerinden sayılan Monolo Valdes'in, 1980'lerden günümüze uzanan çalışmalarından, çoğunluğu "kadın" konulu 46 resim ve 13 heykelden oluşan 59 yapıtlık "Manolo Valdes, Resimler ve Heykeller" sergisi, Pera Müzesi'nde sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Pera Müzesi'nden yapılan açıklamada, Marlborough Gallery New York işbirliğiyle hazırlanan sergide, çoğunlukla çuval bezi ve katmanlı boya kullanarak yaptığı resimlerle ve metal, ahşap ve su mermerinden yaptığı, heykelleri sergilenecek , son gün 21 Temmuz.
*Alıntı.


iki hafta önce Taksim Pera Müzesi'ndeki sergiye Aida ile gitmiştik..
uzun zaman olmuş müze gezmeyeli, 5 katı da değişik sergilerle dolu Pera'da hoşça vakit geçirdik diyelim.
Manola Valdes eserleriyle doluydu 3 kat..
tablolarında kadın figürleri oldukça çoktu benim de gözümde sanatçı kadın olarak canlanmıştı :)
Manola ismi de erkekten çok kadın ismini çağrıştırmıştı bana..
sonradan öğrendim sanatçının erkek olduğunu :)
biz Aida ile çuvallar üzerine yapılan boyama çalışmalarına derin derin bakarken,
Aida'nın aşağıda görseli olan dondurma figürlü tabloyu ,
babet sanmasıyla kahkahayı bastık :)
zaten bizden başka 2 kişi daha vardır müzede fazla rezil olmadık :)
en sevdiğim parça, aşağıda yapım aşamasını gördüğünüz tahta kitaplık..
sadece kitaplık değil, içindeki kitaplar da tahtadan yapılmış ..
çok hoşuma gitti önünde fotoğraf bile çektirdim ..
hazır konusu açılmışken birşey sormak istiyorum ..
sergide bir eserin önünde fotoğraf çektirmek ayıp birşey midir ? :))
orda da aklıma geldi, çekilmesek mi acaba diye..
müze kültürü fazla gelişmemiş bir ülkede bu soru çok da abes algılanmaz umarım :)


















2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Şeyma Özin "Gezi Parkı olayları yüzünden çok pis güme gittim"

23:52:00 Merve Sevim 8 Yorum


15 yıllık 'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasında milyonluk soruyu gören tek yarışmacı Şeyma Özin, yarışma sürecini ve sonrasında yaşadıklarını anlattı.

EDİTÖRLER SORULARI DEĞİŞTİRDİ

"Ben tamamen para için katıldım. Baktım ortalama bir zekâyla bile 15 bin lira kazanılıyor. Dedim ki 'Ben en az 60 bin alırım'... 3 ay bekledim. Mülakatlara çağırdılar. Zaten onlar artık insan sarrafı olmuş. Anladılar reytingli, garip bir tip olduğumu; aldılar yarışmaya. Baktım soruları pat pat biliyorum. Mantık yürüttüm sadece... 125 bin lirayı kazandıktan sonra, 20 dakikalık bir ara verildi. Tabii, editörler yarışmayı çözdüğümü anladı ve soruları değiştirdiler. Mantık yürütemeyeceğim sorular hazırlandı, kesin! Telefon joker hakkım Google başında bekliyordu zaten. Hemen baktı, buldu. Bu arada Google yasak değil. 30 saniyede bulmayı beceriyorsan o da bir başarı çünkü..."

LAHMACUN YEDİK, UNUTTUK

"250 bini alıp gideceğimi düşünüyordum ama bana bir şey oldu orada. Bildiğin kendimden geçtim. Baktım, soruya cevap vermişim. Yarışma boyu 'İlle de 1 milyonu göreceğim, riski severim' gibi bol keseden konuştuğum için, gururuma yediremedim herhalde. Orada ağlamasaydım iyiydi ya... Tek pişmanlığım o! Oysa nasıl da 'cool'dum... Eve gittim orada da ağladım bir posta. En sonunda annem sinirlendi, 'Kalk kalk kalk... Ölü evi mi burası?' dedi. Ailecek dışarıdan lahmacun söyledik, ayranımızı içtik. Unuttuk gitti valla (gülüyor)."

ÇEVREMDEKİ HERKES ÇOK BOŞ!

"Sonra Twitter'da bir baktım. Millet bana 'Ne gıcık bir kız bu?' gibi şeyler söylemiş. Kendilerine baksınlar! Yediremiyorlar tabii. Hepsi de başvurmuş, yarışmaya bile alınamamış kerli ferli adamlar. Ya da katılıp ilk soruda elenen tipler! 21 yaşımda milyonluk soruyu açtırmışım, herhalde bir fesatlık besleyecekler. Kabul ediyorum, ben bayağı gıcık bir tipim ama orada hiç gıcıklık yapmadım bence. Entelektüeli iki L ile yazan adamlar bana konuşma dersi vermesin!"


ÇEVREMDE İNSAN İSTEMEM

"2-3 arkadaşım var topu topu. Çevremde öyle çok insan istemem. 15 bin lirama bile 'Bir binlik ateşlesene bana' diye sulananlar var. Yuh yani! Ben en başından beri çok yanlış çevrelere düştüm aslında biliyor musun? Etrafımdaki herkes çok boş! Sinema manyağıyım. Tek sosyal aktivitem bu yani... Zaten sinema eleştirmeni olmak istiyorum. Arkadaşlarıma baksan, ancak Hollywood filmlerini izlesinler. Belki biraz da Almodovar; o da olay, 'ekşın' var diye. Ben de bütün gün sergi sergi dolaşmıyorum; şimdi, yalan söylemeyeyim. Hepsi çok boş... Aslında hiçbirini sevmiyorum. Yalnız kalmaya bayılıyorum. Ben, bana yeterim."

BAYHAN GİBİ OLACAĞIMA...

"Bakma, çok bunalmış gibi görünüyorum ama aslında o konuda biraz dertliyim. Bu 'Gezi Parkı' olayları yüzünden çok pis güme gittim. Ne 125, 250'lik soru açtıranlar konuşuldu. Ben yokum piyasada. Resmen ziyan oldum gündem yüzünden. Bahtsızlığıma gel! Bir yandan da düşünüyorum 'Acaba daha mı iyi oldu?' diye... Beni kesin bozardı o şöhret. Biliyorum kendimi, karakterim oturmadı daha çünkü. İki hafta 'halk kahramanı' ilan edilecektim. Sonra unutulacaktım. Ne olduğumu şaşırırdım herhalde. Pop star Bayhan gibi bir havuzdan diğerine atardım kendimi 2 sene sonra kesin! Saçma sapan hareketler yani..."

BÜYÜK APOLİTİĞİM

"Vallahi hiç Gezi Parkı'na filan da gitmedim. Ben büyük apolitiğim! Dünyanın yıkılması lazım benim evden çıkmam için. Yorulurum ben oralarda... Dünyaya bir kere gelmişim, biber gazıyla kendimi ziyan edemem sonuçta. Hem ne demeye çıkacağım ki? 'İstesek Twitter'ı bile yasaklardık' diyen zihniyetle ne diye savaşacağım? Boş veeer Allah aşkına."

MALAK GİBİ UYUYORUM

"Gereksiz gereksiz bin tane insan türedi etrafımda. Facebook'tan ilkokul arkadaşım bile aradı, eski sevgililerim aramadı ya! İnsan bir telefon açar, şöyle duygusal bir konuşma yaşanır, anılar tazelenir filan; yok! Ne bir ses, ne bir seda... Zaten 3 yıldır hayatımda kimse de yok. Bir istisna var. Ekşi Sözlük'te biri yazmış hakkımda. Sanki beni yüzyıllardır tanıyor gibi... Ben yazıyı oku; bir ağla, bir ağla! Dedim 'Bu benim nasibim'... Ulaştım; e-postalaştık. Ama yok, o da benim gibi, 'sevmeyi seven' tiplerden. Bana sevilmek isteyecek biri lazım. Domestik biriyim zaten. Öyle feminist filan değilim. İtaat edeceğim birini bulmam lazım. Seviyorum öyle şeyleri ama evden çıkmıyorum ki. 12 saat malak gibi uyuyorum. Kapımı çalıp, 'Ben geldim' demesi lazım. Belki bir gün olur. (Gülüyor)"

İYİ Kİ KAZANMADIM

- İyi ki kazanmadım 1 milyon lirayı. Para beni fena bozar. Bir kere o gün okulu bırakırdım. Annemlerin başında saç kalmazdı. - Allah Fransızca'nın belasını versin! Hazırlık sınıfını zaten zar zor geçtim. Derslerim çok iyi filan sanmayın. Bayağı kötü yani durumum. - 15 bin lirayı da yerim artık, ne yapayım? Belki sinemayla ilgili yurtdışında bir sertifika programına giderim. - Yarışmanın büyüsü benden sonra kaçtı. Herkes 1 milyonluk soruyu bekliyordu. Şimdi niye izlesin insanlar 3-5 binlik sorularda debelenenleri? - İçinde beden gücü olmayan bir iş istiyorum. Kendimi çok seviyorum aslında; zaten o yüzden de sinemacı olamam. Koşamam öyle, oyuncuların peşinde, güneşin altında. Onlar çeksin, ben evimden yayıla yayıla eleştireyim.

ARTIK KİMSE BUNLARI 'YEMİYOR'

1 - "Arkadaşlarım benim yerime başvurdu" yalanından vazgeçin. Kimse yemiyor artık onu! Çatır çatır sen doldurdun o başvuru formunu! 2 - Yarışmaya çalışmak nasıl bir aptallıktır? Orada da gördüm iPad'inden Nobel'leri, Oscar'ları hatim edenleri. Yapmayın gözünü seveyim; kafa daha da karışır! 3 - "Seyirciye güveniyorum" yalanından da vazgeçsinler. Kimsenin seyirciye güvendiği yok. Ayıp olacak şimdi, beni de ayakta alkışladı seyirci ama... 4 - Kenan Işık'la arayı iyi tutmak lazım. Kenan Bey, karşısında 'Dünyayı kurtaran adam' gördüğü zaman o yarışma kötü geçiyor. 5 - Son tavsiyem, gençsiniz be kardeşim. Hadi yaşını başını almış adamları anlarım da, 15 binlik soruda çekilmek nedir? Yürüyün Allah aşkına!

 *Röportaj Alıntıdır.

8 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Lana Del Rey

23:31:00 Merve Sevim 6 Yorum

Elizabeth Woolridge Grant 21 Haziran 1986, New York City doğumlu, daha çok sahne adı olan Lana Del Rey ismi ile bilinen, Amerikan şarkıcı ve söz yazarıdır.İkinci stüdyo albümü olan Born To Die'ı Ocak 2012 tarihinde yayınladı. Albüm dünya genelinde 2.8 kopya sattı ve 2012'nin en çok satılan albümleri arasında yer edinmeyi başardı. 
Vogue dergisine verdiği bir röportajda "Hep daha melodik bir ismim olsun istemiştim...Bir süreliğine Miami'ye gitmiştim. Kübalı arkadaşlarımla uzunca bir süre İspanyolca konuştum. Lana Del Rey ismi bize deniz kenarındaki o cazibeyi çağrıştırdı. Söylerken kulağa muhteşem geliyor." demiştir.
Alıntı:vikipedi


Hepimizin Born To Die  şarkısıyla tanıdığı o müthiş sesin güzel sahibi kendisi..
kadın olmama rağmen kendisini izlemekten ve dinlemekten zevk aldığım bir hatun..
cool, seksi , şık..
şarkı sözlerini kendisi yazan, buna çok değer veren bir sanatçı..
çok güzel giyiniyor, ne giyse yakışanlardan benim gözümde..
sesinin duyduğum anda , kafamın uçtuğunu hissediyorum..
gerçek ses , yetenek işte budur diyorum..
hep şarkı söylesin, başka bir şey yapmasın o, seve seve dinlemeye hazır çok kişiyiz çünkü..








*foto: vogue dergisi

6 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Sezon finali..

11:44:00 Merve Sevim 19 Yorum



Koskoca insanlar küfürleşiyorlar, laf atıyorlar, laf sokuyorlar !
Kimse kimsenin oyuna karışamaz, neden eyleme gelmiyorsun diyemez, neden eyleme gidiyorsun da diyemez!
Hal böyleyken, özgürlük özgürlük diye haykıranlar başkalarının özgür düşüncelerine saygısızca dil uzatıyorlar.
Bardağın boş tarafı da var dolu tarafı da var , önemli olan iki tarafa da eşit bakabilmek..
Bir tarafa yüklenip diğerini görmezden geldiğimiz sürece hiç bir sorunu çözemez bizim halkımız..

Her neyse biraz da benim gündemimden bahsedeyim sizlere..
Hiç bir şey sınav gerçeğini değiştirmiyor  ve üniversite hayatımın son final haftasındayım şu sıralar..
Projeler, ödevler, stajlar derken gözümüzü açamıyoruz..
Güzel haberler de geliyor bir yandan kpss ile ilgili , çok mutlu oluyorum..
Bilgisayar dersleri 5 ve 6. sınıflarda 2 saatlik zorunlu ders oldu, 7 ve 8. sınıflarda seçmeli ders oldu..
Bu ne demek, bir sürü bilgisayar öğretmeni ataması olacak demek :)
Bu ne demek, son bir ay kala benim daha fazla sınava asılacağım demek :)
Hepimizin hakkında hayırlısını versin Allahım..
Gönlünüzden geçeni er geç size nasip etsin ;)


*foto by tumblr.

19 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Sen Dünyaya Gelmeden

20:41:00 Merve Sevim 5 Yorum


Filmin konusu kısaca şöyle:
Gemma ve Diego Saraybosna’da tanışmışlardır. Gemma'nın hayatı Diego’ya aşık olması ile beklenmedik şekilde değişmiştir. Fakat Diego, Bosna savaşı sırasında hayatını kaybeder, Gemma ise başka bir ülkeye savrulur. Savaş bittikten yıllar sonra Gemma oğulunu da yanına alarak Diego'nun öldüğü topraklara geri döner. Geçmişte yaşananları ve Diego'nun izlerini Saraybosna'da arar...




Bilmeyenler için hatırlatmayla başlamak istiyorum yorumuma,  Türk sinema oyuncularımızdan Saadet Işıl Aksoy'un yardımcı kadın oyuncu rolünde olduğu bu film, Bosna savaşında yaşanan bir aşk hikayesini içeriyor.. Penelope Cruz hayranı biri olarak, Türk birisinin filmde yer almasından oldukça gurur duydum.. Hem güzelliğiyle hem de oyunculuğuyla filme çok yakışmış Saadet.. 

İki saatlik bir film, savaşı  ve savaşın etkilerini ne kadar iyi aktarabilirse bu filmde hepsini gerçekleştirmişler.. 
Bir seviniyorum izlerken bir üzülüyorum, ama en çok da üzülerek izliyorsunuz filmi.. 
Bebekleri olmayan çiftten kadının aklına gelen taşıyıcı anne bulma fikriyle ,
film çok daha başka yerlere taşınıyor.. 
Hem savaşın hem de aşkın ortasında kalmış bir kadının , bir adamın hikayesi..
 oldukça etkilendim , oldukça beğendim.. 
Keşke hiç savaşlar olmasa, keşke hiç kavga etmesek, keşke çok iyi geçinebilsek.. 
Ülkemi çok seviyorum ve herkesin severek , özgürce yaşayabileceği bir yer olmasını diliyorum..


5 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Güzel şeyler olsun artık!

14:26:00 Merve Sevim 8 Yorum


Bir şeyler yazmaya, söylemeye, paylaşmaya korkar olduk ..
Arkadaşlarımız ikiye bölündü; facebookta , twitterda olayları destekleyenler ve desteklemeyenler karşı karşıya geldi.. Ağzı olan konuşuyor, yorum yapıyor, destek veriyor, eleştiriyor bazen de biraz daha ağırı sövüyor, sayıyor.. ilk başlarda hepimiz -yeter artık, bir avm için park yok edilir mi? nin kavgasını veriyorduk.. nasıl oldu da işler böyle çığrından çıktı ! yeşil sevgisiyle başladı herşey ve bambaşka yerlere sürüklendi.. ak partili olanlar ve olmayanlar karşı karşıya geldi, siyasi bir boyuta dönüştü olaylar.. aslında bunların hepsi son zamanlarda çıkan kısıtlayıcı yasaların birikmesiyle oldu.. her ne kadar yeşil sevdasıyla başlasa da olaylar, -yettin artık be ak parti  başlığı altında birleşti.. Siyaset konuşmayı hiç ama hiç sevmiyorum :( her gelen hükumetin, yanlışları da oluyor doğruları da.. Herkesi memnun etmesi imkansız muhakkak, seçimle gelen seçimle gider zaten.. böyle olaylar büyütülerek, esnafa zarar verilerek, polisle halkı karşı karşıya getirerek olaylar çözülmez.. Seneyeki seçimlerde neler olacak hepimiz göreceğiz, gelen gideni aratmaz umarım.. Sonuçta kim gelse bazıları sevinecek bazıları üzülecek..


***



Tabiki bunca olaylar olurken güzel şeyler da yaşanıyor ülkemizde :) biraz konuyu değiştirelim ve 1 milyonluk soruyu gördünüz mü diyelim..


SORU: Heredot'un yazdığı Mısır firavunun dilin köken deneyinde, doğunca çobana verilerek kapatılan, o dahil kimseyle konuşturulmayan çocuğun ilk konuştuğu cümle nedir. 

 A) VER B) ANNE C) EKMEK D) SU

Yıllardır beklenen 1 milyonluk soruyu, gencecik bir kızın yani Şeyma'nın açtırmasıyla gurur duydum.. Harika bir yarışma çıkardı ve deli dolu hareketleriyle sorularla kavga ede ede doğruları buldu.. "Bu soruyu ben hazırlasam, bu şıkkı koymak aklımın ucundan geçmezdi !"  mantığı kendine hayran bıraktı.. Gönül isterdi ki 1 milyonu alsın ama Şeyma bu soruyu yanıtlama cesaretini gösterecek karar cesur bir kızmış.. Ben de 250 bini al, zaten 1 milyonluk soruyu gördük yanıtlamasan da olur diyordum, ama o yine herkesi şaşırttı ve yanıtladı..Daha çok genç zaten daha fazlasını kazanır o paranın, ama hiç kimsenin unutamayacağı birisi oldu kendisi :) 
Tebrikler Şeyma..


*foto by: vi.sualize.us

8 yorum:

sizi sevi_yorum :)