Bursa'dan sevgiler :)

16:54:00 Merve Sevim 6 Yorum



Selam arkadaşlar , yine sesim soluğum çıkmıyor merak edenleriniz oluyor beni -napıyorsun merve diye arayıp soranlar oluyor :)
ben şu sıralar Bursa / Mudanya'dayım ..
aa sen yeni işe girmedin mi ne işin var oralarda diyeceksiniz korkmayın işten atılmadım :)
çok önceden uçak bileti ayırttığım kuzenimin Elif ablamın düğünü için geldim Mudanya'ya..
hatırlarsınız şurada söz-nişan fotoğraflarını paylaşmıştım sizinle..
bu kadar kısa sürede işe gireceğimi tahmin etmediğim için 10 günlük bir düğün planı yapmıştım kendime..
sağolsun patronuma da aynen bu şekilde açıkladım durumu gelince telafi edersin dedi izni verdi..
bu arada Esc Blog'da başlattığımız büyük hediye çekilişi hızla devam ediyor duymayanlar buradan katılabilirsiniz..
dün akşam kına gecesindeydik, yine çok güzel eğlenceli bir kına oldu hem de çok güzel..
en son çocukken kına yakmıştım elime , hevesledim bu sefer böyle şekilli bir kına yaktım ben de elime :)
pist beş dakka boş durmadı, o kızlar bütün kurtlarını döktü döktü döktü :) tabi arada ben de döktüm..
hem mekan, hem müzik yapan arkadaş , hem oynamayı seven davetliler bir aradaydı anlayacağınız..
artık düğünle kına gecesinin arasına neden bir gün ara koyuyorlar anladım :)
kızlar çılgınca oynadılar bugün hepsi pert tabi düğüne kadar dinlenmek içinmiş bu ara tatil :)
her yaz olduğu gibi bu yazı da çoğumuz bol bol düğünlere katılarak geçirdik , ama artık sezon da bitmek üzere..
artık kısmet seneyeki düğünlere diyoruz, seneye de fazlasıyla düğüne katılacağız gibi görünüyor :)
sevgiler saygılar efenim..

6 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Çekiliş Zamanııı !!! :)

22:47:00 Merve Sevim 12 Yorum


Sen ne kadar plan yaparsan yap hayat karşıdan bakıp gülermiş derler ya aynen o durumdayım şu sıralar :) 
biliyorsunuz mezun oldum atanamayan öğretmenler kafilesine katıldım bu sene ..
ne yapsam ne etsem diye düşünürken, Trabzon'da kpss kursuna yazılmaya karar vermiştim..
ama bir yandan da kariyer netten Trabzon'da çalışabileceğim işlere başvuruyordum..
bu hafta başında o ilanlardan biri için görüşmeye çağrıldım, esc bilgisayar apple karadeniz temsilcisi..
esc bilgisayarın online satış sitesini hareketlendirecek bir fikir düşün yarın gel dedi patron, ona göre devam edelim..
aklıma bloglarda yapılan çekilişler geldi hemen..
bir blog açalım esc market adına ve çekilişle verebileceğimiz herşeyi verelim dedim..
biraz düşündük konuştuk tamam başlayalım dedi patron..
2 günde Esc Blogu  açtık ve çekilişi tasarladık.. buradan çekilişe katılabilirsiniz.
çekilişteki en büyük hediyeler, 1 adet iPad Mini, 1 adet Apple Tv ve 3 adet iPod Shuffle ..
bunların isimlerini çekilişe yazmamıza izin vermedikleri için hediye çeki şeklinde yazdık..
yani 1 adet 750 Tl değerinde, 1 adet 280 Tl değerinde ve 3 adet 130 Tl değerinde hediye çeki verilecektir.
ve tabi afişte ismi geçen toplam 99 hediye daha :)
beğenin, paylaşın, kazanın :)
çekilişe katılım ne kadar fazla olursa işteki deneme sürem o kadar kısa sürecektir sevgili okurlarım :)
unutmayın emi :)  hadi kolay gelsin..


12 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Çeyiz Alışverişim

19:45:00 Merve Sevim 30 Yorum

Üniversite bittiğinden beri annemin çeyiz alma damarları kabarmış durumda :) gerçi onun bu damarı hiç dinmiyor ki , okula devam ederken bile ne zaman eve tatile gelsem beni ve kardeşimi alır çarşıya koşardı .. sanırım iki kızın çeyizini nasıl yetiştiririm diye çok dert ediyor işini erken bitirmeye çalışıyor.. 
İstanbul'da çeyiz seçenekleri de mağazaları da çok fazla biliyorsunuz, ben de 4 yıl gezdiğim her mağazada ağzım açık gezerken kendimi çeyizde alırım diye avutmuştum.. ee şimdi geldik çeyiz almaya ama o mağazalardan bir teki yok buralarda..
Trabzonda kızlar genelde hep aynı şeyleri alıyor ve aynı markalardan alıyor.. mutfak malzemelerinin en birinci markası karaca ve güral porselen.. yemek ve tencere takımlarımızı biz de oralardan aldık..
Şimdi annem kahvaltı takımı, çay seti, baharat takımı gibi şeyleri alalım dedi.. bi gün annem melek ben çıktık bütün çarşıyı turladık ama ben istediğim gibi hiç bir şey bulamayınca kızdılar bana .. hatta melekle kavga bile ettik çok sinirlidir de kendisi :) ben inadım inat çelik tepside dizilmiş allı pullu çay setini almadım.. 
hem de 12 çay bardağı çelik tepsi 250 tl ! 
Baharat takımları da en fazla 3 çeşit cık cık onları da sevmedim.. melek bana kızmışlıkla mağazada ne varsa topladı aldı söylene söylene tabi.. ben çarşıda değil de forumda aradıklarımı bulurum diyerek oraya gitmek istedim, gittik iki yere girdik bunlar ana kız beğenmedi girdiğim yerleri hadi gidiyoruz sen istanbuldan alırsın diye kaçtılar forumdan !
o gün bana hiç birşey almadık meleğin takımlarını tamamladık.. bugün forumda meleğe ayakkabı bakarken Bernardo mağazasını gördüm bir anda hemen içeri koştum :) o gün görememiştim meleğin yüzünden .. tam da indirim sezonu aman allah ala alana .. bütün takımlar mı hoşuma gider gitti valla ! o pembe çiçekliler , o lavanta çiçekliler derken annemi aradım ben buldum takımı alabilir miyim dedim.. izini alınca başladım toplamaya malzemeleri :) melek eski aldıkları için bin pişman halde ben de istiiyorum hem de seninkilerin modelinden diye kıvranıyor ama yok gebertirim seni benimkileri unut dedim :) 
velhasıl kelam son gülen iyi güler hesabı bu lavanta desenli baharatlıklardan dizdim 6 adet, yanına tepsisini aldım.. yanına da büyük kelebekli kupalardan aldım.. şu fotodaki 6'lı sapı kuşlu fincan çay takımına da bayıldım ama melek onları çok sevdi diye tamam onları da sen al dedim..
çeyiz almak çok güzelmiş, Allah güzel günlerde kullanmayı nasip etsin hepimize kızlar :)






30 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Dünya V2.0 Belgeseli

18:33:00 Merve Sevim 6 Yorum


Ülkece belgesel hastası bir millet değiliz ama güzel yapılmış programlara rastlayınca izlemeden geçmem ben..
açıkçası bizim kanallarımız da hayvan belgeselinden başka bişey yayınlamadığı için belgesel eşittir hayvanlar alemi olarak yerleşmiş bizim beynimize..
geçenlerde cnn türkte yeni yayınlanmaya başlayan "dünya V2.0"  belgeselinden bahsedicem size..
V2.0 = versiyon iki nokta sıfırmış önce onu açıklayım :) 
bbc'nin çektiği bir belgesel , türkçe dublajla bizim ekranlarımızda..
belgeselin konusu ise son yüzyılda dünyamızın nasıl ve ne şekilde değiştiği üzerine..
hem anlatıp hem efektlerle canlı canlı bize göstermelerine bayıldım..
bir bölümde farklı bir kaç konuyu ele alıyor..
örneğin su ihtiyacımızı nasıl gideriyoruz, yemek ihtiyacımızı nasıl gideriyoruz gibi..
tabi bunların eskiden nasıl olduğunu kısaca anlatıp bugün nasıl geliştiğini, farklılaştığını anlatıyor..
yeni olduğu için mi bilmem netten ara ara bulamadım bölümlerini..
şöyle bir link vereyim size burdan  dünya v2.0  izleyin bir bölümünü yorumu kendiniz yapın bence :)

6 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

22:23:00 Merve Sevim 43 Yorum


AŞKA YÜKSELİŞ 


Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim..
birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar..
ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani..
ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde..
zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen..
yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında..
tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş..
yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam !
güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti..
mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben..
neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..


SENİ İSTİYORUM


İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye başladım..
ilk filmde ayrılan çiftin kavuşacağını hayal ede ede izledim..
ama yok Babi filmin yarısına kadar hiç görünmüyor, sinirden kudurdum nerdeyse..
ben Babi nerelerdesin diye söylenirken Hugo Gin diye bir kızla aynı romantiklikleri yaşamasın mı !
kıskançlıktan geberdim..
yapma Hugo etme Hugo diye diye izledim..
Gin ise su gibi güzel mi güzel baktıkça sinirim bozuldu :)
baktım ki ben ne kadar istesem de bu Babi ile Hugo birlikte olmayacak aman deyip izlemeye devam ettim.
sonra Babi'ye kızmaya başladım, o terk etti Hugo'yu ilk filmde çünkü oh olsun sana dedim sonunda..
öyle iş yaaa :) ohh anlattım döktüm içimi rahatladım..
izleyeceklere iyi seyirler şimdiden :)




43 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Günah var mı karıncayı kırınca?

15:25:00 Merve Sevim 21 Yorum


İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içinden çıkamayacağını anlayan Kanunî, bu konuyu danışmak için hocası Ebussuud Efendi'yi aramaya koyuldu.
Hocasının odasına gitti. Ama hocası odada yoktu. Hemen oracıkta bulduğu kâğıt parçasına kafasına takılan soruyu edebî bir üslupla yazdı ve hocasının rahlesi üzerine bıraktı.
Birkaç saat sonra hocası odasına gelmiş ve rahlenin üzerinde el yazısı ile yazılmış kâğıdı görmüştü. Eline hat kalemini alan Ebussuud Efendi, talebesinin soruyu yazdığı kâğıdın altına bir şeyler yazdı ve kâğıdı rahleye bıraktı.
Kanunî bir ara tekrar hocasının odasına uğradı. Hocası yine yerinde yoktu; ama rahlenin üzerine bırakmış olduğu kâğıdın üzerine kendi yazısı dışında bir şeylerin daha yazılmış olduğunu gördü. Merakla kâğıdı eline aldı ve okumaya başladı. Yazıyı okuyunca yüzünde bir tebessüm belirdi. Kâğıdın üst kısmında Kanunî'nin hocasına yazdığı sual vardı..

Kanunî şöyle diyordu hocasına:
 -Meyve ağaçlarını sarınca karınca, Günah var mı karıncayı kırınca?
Hocası Ebussuud soruyu şöyle cevaplıyordu:
-Yarın Hakk'ın divanına varınca Süleyman'dan hakkın alır karınca.


*Alıntıdır.

Trabzon doğumludur Kanuni Sultan Süleyman.. En uzun tahtta kalan padişahımızdır aynı zamanda, yaklaşık 46 yıl .. Batının Muhteşem Süleymanı, doğuda ise adaletli yönetiminden dolayı Kanuni Sultan Süleyman diye anılırmış  ve aynı zamanda İslam Halifesidir.. Hocası Ebusuud Efendi'dir.. Kanuni o kadar adaletli ve Allah'tan korkan bir padişahımız ki , hocasına danışmadan hiç bir şey yapmazmış.. Bir karıncayı dahi incitmeden önce hocasına danışan, fetva alan bir padişahmış kendisi..
Ölmeden önce bir kutu hazırlamış ve vasiyet etmiş, öldüğümde bu kutuyu da yanıma gömün diye.. Öldüğünde kutuyu yanına koymaya çalışanlara Ebusuud napıyorsunuz diye çıkışmış.. Padişahımızın vasiyetidir demelerine rağmen Ebusuud kefenden başka birşeyle gömülemez diye çıkışmış askerlere.. Açın bakalım ne varmış bu kutuda demiş ve askerlere kutuyu kırdırtmış.. Kutudan etrafa saçılan bir sürü kağıttan birini almış okumuş Ebusuud.. Kutudaki kağıtların hepsi o güne kadar Kanuninin Ebusuud Efendiden aldığı fetvalarmış.. Her adımını "Yaptığım Kuran'a Allah'ın kurallarına uygun mudur ?"  mantığıyla atan bir padişahmış .. Ebusuud duygulanmış "Hey gidi Kanuni Sultan Süleyman , sen kendini kurtardın Allah bizim yardımcımız olsun.."  demiş..

Kuran'ı Arapça okumak hatim etmek çok önemli biliyorum, ama bir başka önemli şeyse ayetlerin manalarını okuyup üzerinde düşünmektir.. Kuran az çok düzgün bir hayatın bütün kurallarından, sırlarından bahseder.. Bunları okumak, kendi hayatımız üzerinden değerlendirmek gerek.. :(




21 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Bayram Gezmeceleri..

12:57:00 Merve Sevim 12 Yorum


Bayram sabahı namaza giden babanın ardından anne kahvaltıyı hazırlamaya başlar..
gece geç yatan çocuklar sabahın köründe tık diye uyanır ve bayramlıklarını giyerler..
hep birlikte yapılan kahvaltının ardından aile üyeleri birbiriyle bayramlaşır..
evlerinde anane babanne gibi büyükle yaşamıyorlarsa diğer akrabaları ziyarete giderler..
biz de hiç bir bayram bunlar olmaz..
ramazan boyunca sahurda yatmaya alışan ben hiç bir bayram öğleden önce uyanamam..
babam namazdan sonra eve gelir ya da mezarlıkları dolaşır değişir bu..
annem eskiden bizi uyandırmaya çalışır, kahvaltı hazırlardı ama artık onu da yapamıyor..
ananem hasta olduğu için sabahın erken vakti onun yanına gidiyor..
biz de Melek'le öğleden sonra ananemden başlayarak büyükleri ziyarete gidiyoruz..
köyde olmak böyle zamanlarda çok avantajlı oluyor..
2 dakika mesafede bütün akrabaları ziyaret edebiliyoruz..
bayramın birinci günü gelenekleri yerine getirip ikinci gün sabahın erken vaktinde fındıklığa gittik bu bayram..
oruç oruç fındığımızın yarısını toplayabilmiştik, o yüzden sabahtan akşama kadar fındık topladık..
neyse ki bitti kurtulduk fındıktan..
şimdi üçüncü gün anne kızlar olarak biraz gezmece yapacağız..
böylelikle bir bayramı daha bitirmiş olacağız..
sizin bayram gezmeleriniz nasıl geçti ?


12 yorum:

sizi sevi_yorum :)

iyi bayramlar blogger canlar :)

22:58:00 Merve Sevim 4 Yorum



4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Kız kardeş..

21:41:00 Merve Sevim 7 Yorum


Size kardeşimden hiç bahsetmedim, annemden bahsettim de kardeşimi es geçmişim :)
ismi Melek ama çocukluktan beri alışmış herkes ona Melük der..
eskiden aldırmazdı da genç kız oldukça "bak bi daha bana Melük dersenn !"  diye tehdit etmeye başladı beni..
aramızda 2 yaş var ama sanki ben değil de o benim ablam :)
fiziki olarak da büyüktür benden , kendisiyle kavga etmekten çekinirim yani :)
çok atarlıdır, asabidir , çakmak gibi parlar sönmesi bazen bir kaç günü bulur..
"açken sen, sen değilsin" lafı tam da onun için söylenmiştir..
işten geldiğinde önce mutfağa uğrar, yemek yoksa sinirle kapıları vura vura odasına gider!
kıskançtır da kendisi, ayıptır söylemesi sürekli benim ona örnek gösterilmem kardeşimi bazen çileden çıkarır :)
okumayı pek sevmeyen bir öğrenciydi, liseye de endüstri mesleğe vermiştik onu..
bölüm olarak da kimya bölümünü seçti sonradan, staj yapması gerekiyordu maçkada bi eczaneye girdi..
evde her ne kadar nazlı, asabi olsa da çok çalışkandır melek..
başkalarına karşı da çok saygılı, utangaçtır..
girdiği eczanede öyle öyle bir çalıştı ki, staj döneminin sonunda meleği işe aldılar oraya..
ufak ufak her şeyi öğrendi ve şimdi eczaneyi tek başına çekip çevirebiliyor..
evde oturmayı hiç sevmediği ve okumayı da hiç sevmediği için hepimiz napacak liseden sonra die merak ediyorduk..
gün doğmadan neler doğar diye boşuna demiyorlar işte..
ben üniversite bitirdim ama işsizim, kendisi 3 senedir eczanede çalışıyor :)
bayramlık kıyafetlerimi de bu sene o aldı sağolsun :)
ramazanın sonlarına doğru gitmiş 1000'lik puzzle almıştı..
oturdu kuruldu parçaları birleştirmeye yok yapamıyor :) bir iki denemenin sonunda "öff neyse" diye kalktı masanın başından :) kalktı ama beni oraya oturtarak..
mecbur oturduk bir sıra ancak dizdik !
bu kadar büyük puzzle daha önce hiç yapmamıştım o yüzden çok zorlanıyorum ..
bakalım bittiğinde fotoğraflayıp buraya da koyarım ;)
bayramda yeni haberlerle görüşmek üzere :)
kolay gelsin efendim...


7 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Mübarek olsun gecemiz..

19:31:00 Merve Sevim 5 Yorum


fazla söze gerek yok bu gece , samimiyetle yapılacak tövbelere ait bu gece..
bu gecenin özel duası ise belli,
Allah'ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni affeyle ..
dua ederken önce başkasına sonra kendimize edelim ki dualarımız daha hızlı kabul olsun :)
hayırlı geceler efendim ..




5 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Karadeniz için fındık vakti !

21:32:00 Merve Sevim 6 Yorum

Ramazanın son haftasına girdik, keyifleriniz nasıl arkadaşlar :)
benim keyfim kpss'den sonra biraz kaçtı ama çabuk toparladım kendimi..
orta halli geçen sınavın sonucu da orta halli gelince, atanma hayalleri seneye uzadı anlayacağınız..
şimdilik tek bildiğim seneye daha fazla çalışarak rekor bi puan almak :)
gelişmelerden yine haberdar ederim sizleri..

***
koca karı, mincane, boyhane, file, kadın parmağı ?
bunların ne olduğu hakkında bir fikri olan var mı :)
karadenizliler ne demek istediğimi anlamıştır çoktan..
bunlar çeşitli fındıklara verilen isimlerdir..
misal koca karı fındığı hiç sevilmez :)
aynı yaşlı insanlar gibi üzeri buruş buruştur ! 
bir dalda çook fazla fındık verir ve fındıkları çok sert zor kopar..
mincane güzel fındıktır, yuvarlak lezzetli, kolay kopar..
yani fındık deyip geçmemek lazım, her şeyin olduğu gibi fındığın da türlü türlü çeşitleri vardır.
ramazan ayının her yıl 10 gün geri gelmesi biz fındık üreticilerini biraz zorda bıraktı 3 yıldır..
ramazanın son haftası fındık ayının başlamasıyla birleşti ve oruç oruç herkes fındıklıklara döküldü..
inşallah seneye ramazan bitecek fındık ayı ondan sonra başlayacak..
Allahtan bizim çok fındığımız yok 4-5 gün toplarız ve biter, 1 ay toplayanlara Allah sabır versin..
fındığı daldan koparmakla da iş bitmiyor çünkü..
yaş fındığı toplamak , çuvallamak, çuvalları fındık harmanına taşımak,
 fındığı her gün çevire çevire kurutmak, kuruyan fındığı patos makinesi ile ayıklamak,
sonra tane fındığı tekrar harmanda kurutmak derken yazın çok yoruyor insanları bu fındık..
ama yapacak bişey yok, her yörenin kendine özgü tarımsal işleri vardır bu da bizim yöremizin ürünü..
sizin yörenizde neler yetişir söyleyin bakalım :)









*Not: Görseller alıntıdır.

6 yorum:

sizi sevi_yorum :)