kış hazırlığı part2 :)

12:35:00 Merve Sevim 24 Yorum




beklenen ikinci kış hazırlığımı da nihayet tamamladım :)
meğer ne eğlenceliymiş kış hazırlığı yapmak..
her ne kadar eşim, -savaş mı çıkacak, kıtlık mı çıkacak yorulma ,uğraşma,  dese de :)
-sen anlamazsın kadın işinden :) deyip geçtim mutfağa..
6 kilo çanakkale domatesi, 1 kilo  çarliston biber, bir kaç tane acı çarliston ve sarımsak..
10 tane de yarım kiloluk kavanoz aldım tanesi 1 liradan..
bir çay bardağı sıvıyağında biberleri küçük küçük doğrayıp kavurdum..
domatesleri kabuklarını soymadan rondodan geçirdim ve tencereye ekledim..
sarımsak ve tuzunu da koyup kısık ateşte 15 dakika kadar pişirdim..
sıcak menemeni kepçeyle kavanozlara bölüştürüp hemen kapaklarını sıkıca kapattım..
kapağı kapatırken önce geri doğru çevirdim, iyice oturunca ileri doğru döndürdüm..
zaten çok sıcak olan kavanozları bir havlunun üzerine ters çevirdim..
onlar soğurken aldığım kurdeleyle fiyonklar yapıp silikon tabancasıyla kavanozlara yapıştırdım..
işte sonuç bu :)
sonuçta yaz kış her meyve sebze marketlerde olsa da, herşeyi mevsiminde tüketmek gerekmez mi..
kışın karpuz yemiyorsak domates de yemeyelim o zaman ;)
tabi konservesini yapanlar afiyetle yiyebilirler :))


24 yorum:

sizi sevi_yorum :)

1. geleneksel yaz temizliği :)

17:09:00 Merve Sevim 14 Yorum

bizim evde birinci yıldönümü kutlamaları tüm hızıyla sürüyor :)
eşyalarımızda bizimle birlikte birinci yıllarını kutlamak istediler ,
biz de onları kırmadık hepsiyle tek tek ilgilendik :)
halılar halıcıya, perdeler makineye, koltuklar, dolaplar havuza yüzmeye gönderildi :)
bir kaç gün süren bu kutlamalara "geleneksel yaz temizliği" adını verdik..
her yer mis koktu, pırıl pırıl parladı..
evin hanımı biraz yorulsa da seneye görüşmek üzere deyip kutlamaları sonlandırdı :)







14 yorum:

sizi sevi_yorum :)

yıldönümü hikayesi

14:36:00 Merve Sevim 24 Yorum


1. evlilik yıldönümü, bunu yazarken bile şoklar geçiriyorum zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum..
2 ağustosta bir yılımızı doldurduk..
bana evli misin diye soranlara -evet yeni evliyim diyordum , bir yıl dolmuş artık neyine yeni diyorsam..
ilk yılın heyecanından mı, mutluluktan mı, birbirine alışma çilesinden mi neden bu kadar çabuk geçti anlamadım..
bir senede tecrübe ettim ki ne kadar uzun sevgililik yaşarsan yaşa, aynı eve girmedikçe ben onu çok iyi tanıyorum deme ^^
bazı huyları seni sinir ederken bazı çok güzel huylarına şaşa kalıp bayılabiliyorsun..
sevgiliyken aman kavga anında ağzımı tutayım dediklerini evlendikten sonra daha rahat söyleyebiliyorsun :)
bunun sebebi ne olursa olsun zaten karı-kocayız beni terk edemez duygusu olabilir :D
her kavga sonrası barışma çabaları ise tadından yenmez güzel bir olay..
evlilikteki kadın erkek iş dağılımının adaletsizliğine takıyorsun bazen kafayı..
yemek, çamaşır, ütü, temizlik, alışveriş kadının asli görevi iken erkeklerin sadece ara sıra tabağını masadan kaldırması ve bak sana yardım ediyorum demesi bunun en büyük göstergesi :)
çalışan kadınların işi on kat daha zormuş onu anladım mesela..
hiç öyle çamaşırı makine yıkıyor, bulaşığı makine yıkıyor demeyin bir kere makineyi doldurup boşaltın göreyim sizi ;)
bütün bu iş yükümüzün ağırlığı ara sıra dilimize vursa da (tamam sık sık dilimize vursa da) bu bizim deşarj yöntemimiz yapacak bişi yok dırdırımızı dinleyeceksiniz :)
ilk yıl cicim ayı derler ona da zerre inanmıyorum, bence ilk yıl alışma yılı olmalı.. 
evliliğin kurallarına, görevlerine, eşine alışma yılıdır ilk yıl..
sonraki yılların daha kolay ve rahat geçeceğine inanıyorum şahsım adına..
tabi bu post çocuksuz bir yeni evlinin yorumlarını içeriyordu,
çocuk gelince herşeylerin ters düz olacağını ve bu ilk günlerimizi mumla arayacağımı biliyorum :))
sevgiler..




24 yorum:

sizi sevi_yorum :)