Ana içeriğe atla

hey gidi karadeniz :)

*bir karadeniz atasözü der ki:
yarimden ayri düştüm gözlerum nemli nemli,
içki haramdur diye çay içtum demli demli :)

içinde yaşarken kıymetini bilmiyoruz hiç bir şeyin..
ne zaman elimizden uçup gidiyor o zaman kıymete biniyor gidenler..
her sene yaz gelse de köyüme gitsem diye can atışım bundan işte..
fotoğraflara baktıkça daha iyi anlıyorum kıymetini yeşilin, karadenizin..
herkesin memleketi kendine güzel ama karadeniz başka güzel değil mi :)
fotoğraflar bu seneki Trabzon tatilimizden..

Trabzon Hamsiköy



misiri kurutmuşlar pencerelere asmışlar :)



Gümüşhane Karaca Mağarası Yolu

Mağaranın içinde fotoğraf çekmek yasaktı :(


meşhur Trabzon bakırları :)



kazan gören masum ipek :)


Ziron dediğimiz yufkadan yapılan yöresel yemeğimiz














Yorumlar

  1. sütlacı harika evet Türkiye de yediğim en iyi sütlaç kesinlikle Hamsiköy sütlacı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet bence de, inekler çiçekli yeşil çimenlerde beslenince sütlerine ekstra lezzet katılıyor, doğal olarak sütlacı da nefis oluyor :)

      Sil
  2. Ne güzel yerler ya cennetin şubesi gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne güzel benzetme :) bence de ..

      Sil
  3. Bunu şu yaşta çok iyi anlıyorum ki, insanın kendine ait gidebileceği bir köyünün olması tarif edilemez bişiy..
    Ama böyle uzak kaldıkça sanki daha bi kıymetli içindeyken bu kadar hissedemiyoruz bence :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen ablacım, ordakilere sorsan ne var bizim köyde derler :) dışarı çıkmayan anlayamıyor işte..

      Sil
  4. Atasözünüze bayıldım Merve hanım ama fotoğraflara daha çok bayıldım =). Karadeniz'i hep gezip görmek istiyorum ve inşallah bir gün bu hayalimi gerçekleştireceğim. Çok güzel yerler emeğinize sağlık. Sevgilerimle =).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inşallah Zehra hanım, mutlaka gidip görün, dışarıdan gelen misafirler daha önce neden gelmemişim deyip dönüyorlar ;)

      Sil
  5. Efendim merhaba,

    Ne güzel fotoğraflar çekmişsiniz, çay ile ilgili olan atasözü çok iyiydi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba hoşgeldiniz :) öyledir bizim oralarda böyle sözler çok meşhurdur..

      Sil
  6. Ah çok özlemişim! İki karadeniz turu yaptım, galiba üçüncüsünü de yapacağım. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…