Ana içeriğe atla

güle güle 2016, hoşgeldin güzel 2017 :)



"Bir çocuk dünyaya geldiğinde kulağına ezan okunur ancak namazı kılınmaz, bu kişi  öldüğünde ise cenaze namazı kılınır  ancak ezanı okunmaz.. bunun nedeni doğarken okunan ezan zaten onun cenaze namazının ezanıdır.. ikinci bir ezan okunmaz çünkü dünya hayatı oldukça kısadır ve iki ezan okumak için vakit yoktur." Alıntı: Hayat Nur Artıran

işte hayat bu kadar, göz açıp kapayana kadar geçen bir ömür..
hiç sonu gelmeyecekmiş gibi koşturmamız, kavga etmemiz, kalp kırmamız, savaşmamız neden?
2016 yılının son yazısını yazmak istedim ben de..
ülke olarak çok zor bir sene geçirdik..
bütün bloglarda aynı isyan, bit artık 2016!
onedio sitesi çok güzel bir yazı hazırlamış, 2016 yılında ülkece neler yaşadık hepsini yazmışlar..
buradan yazıyı okuyabilirsiniz tık tık
dilerim 2017 barış dolu, huzur dolu bir yıl olsun..
***
ülke gündemi dışında 2016 yılının benim için önemi tabi ki "anne oluyorsun merviş" haberidir :)
zaten haberini aldığımdan beridir başka bir alemde yaşıyorum,
her gün takvime bakıp bir gün daha bitti diyorum..
9 ay boyunca içimde bir insan yetişiyor!
ne büyük mucizedir bu, dünyaya kadın olarak geldiğim, bu mucizeyi yaşadığım için çok şanslı hissediyorum kendimi :)
bazen göbeğime bakıp keşke içini görebilsem, her anına şahit olabilsem diyorum..
bir aksilik olmazsa 2017 mart ayında oğlumu dünyaya getirmiş olacağım..
şimdiden 2017 hayatımın en en güzel yılı oldu bile :)
ne olur hep böyle güzel haberlerden bahsedeceğimiz bir yıl olsun 2017..
yeni yıldan şunları şunları istiyorum demeyelim de duacı olalım hakkımızda hayırlı olan olsun diye..
güle güle 2016, hoş geldin güzel 2017 :)


Yorumlar

  1. 2017 neşeyle, sağlıkla ve barışla gelsin hepimize....
    Bu sene en büyük dileğimi huzur galiba :)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amin, aynen öyle huzur istiyoruz artık bu ülkede :(

      Sil
  2. İnşallah hepimiz için hayırlı sağlıklı huzurlu mutlu bir yıl olur :) oğlunda inşallah hayırla sağlıkla açar gözlerini hayata :) mutlu bir yaşam sürer inşallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amin Aslıhan , bütün dualarımız güzel bir gelecek için ..

      Sil
  3. Merhabalar, blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım. Siz de benim yeni açmış olduğum blogumu takip edip desteğinizi esirgemezseniz çok mutlu edersiniz. Sevgiyle kalın.

    kucukayipdunya@gmail.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hoşgeldiniz, hayırlı olsun blogunuz tabiki gelirim :)

      Sil
    2. canım blogunda yorum kısmı yok, bilerek mi açmadın :)

      Sil
  4. Ay canım inşAllah sağlıklı sıhhatli kucağına almak nasip olur,bebişinle mutlu huzurlu günler geçirirsin.Güzel Anne💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amim canım benim, Allah hepimizin gönlüne göre verin :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…