Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

salatam ve hosgeldin bahar :)

Ey, güzel günler için çırpınan insanlar!
Mutluluğu, altın kaşıklı sofralarda aramayın! ..
Mutluluk, salatanın yeşilliğinde çırpınmakta..
Mavi denizlerin derinliğinde...
***

güle güle mart, hoş geldin nisan..
güle güle kat kat giyinmek, hoş geldiniz tiril tiril etekler, bluzlar..
ve güle güle gizlenen kilolar, hoş geldiniz ordan burdan pörtleyen yağlar :)
uzun kış gecelerinde televizyon karşısında yedik de yedik..
bütün bunların acısı elbet bir yerlerden çıkacaktı ki öyle de oldu..
ev hanımları genelde kilo alınca, akşama kadar mutfaktayım tutamıyorum kendimi yiyorum diyorlar..
eee ben de çalışan kadınlar sınıfındayım ben de akşama kadar bilgisayar başında oturuyorum diyorum..
yani sizce de, siz evdesiniz, ben çalışıyorum diye diye bahaneler üretmiyor muyuz ?
tek yapmamız gereken birazcık iradeli olmak ve boğazımızı tutmak diye düşünüyorum :)
pek öyle diyet kurallarına uyan birisi değilim ama kendimce dikkat etmeye başlayacağım artık..
pazarlar renk renk sebzelerle doluyor artık, sala…

tahinli cupcake ve yeni temam

bugün verdiğim ani bir kararla temamı değiştirdim :)
eski halini de seviyordum o yüzden her an eski temama geri dönebilirim..
bir süre böyle kalsın, olumlu olumsuz yorumlarınızı yazarsanız sevinirim ;)
gelelim cupcake tarifime..
ben öyle çok fazla kek çeşidi sevmem, ama sevdiğim bir tat buldum mu da peşini bırakmam..
tahinli kek de bunlardan biri..
bu sefer tahinli kekimi muffin tarzında yapayım dedim, minik minik daha güzel görünür..
çok da iyi yapmışım çünkü dilimleme derdi olmadığı için ufalanıp ziyan da olmadı..
malzemeleri aynı normal kek ölçüsünde:

3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı tahin
3 su bardağı un
1 kabartma tozu
üzerine isteğe göre fındık, badem, ceviz koyabilirsiniz..
isterseniz kekin içine de kuruyemişlerden atabilirsiniz ben sadece üstüne koydum..
ısıtılmış fırında 180 derecede 25  dakika kadar pişirdim..
lezzetinden çok sunumu hoşuma gitti doğrusu :)
yapacakların eline sağlık şimdiden...

empati kurun!

Tolstoy der ki; insan acı duyabiliyorsa canlıdır, başkasının acısını duyabiliyorsa insandır...

bugün 18 mart..
çanakkale videoları izleyerek başladım bugüne..
o günleri kafamda canlandırıp binlerce kez şükür ettim..
bugünleri bize hediye eden o güzel yürekli şehitlerimizi andım..
çanakkaleye hiç gittiniz mi?
toprağa basmaya utanıyorsunuz desem..
yavaş yavaş yürümeye çalışmıştım hatırlıyorum..
her karışı şehit kanı, şehit bedeni dolu çünkü..
toprağın kokusu buram buram, gülmeye utanıyorsunuz desem..
o dönemlere gitmiş gibi hissediyorsunuz, ben orda olsam napardım diyorsunuz..
sonra günümüze dönüp haberlere bakıyorsunuz,
her an patlamaya hazır bombalara karşı sizi uyarıyorlar..
kalabalık yerlerden uzak durun, haftasonu dışarı çıkmayın, dikkatli olun!
durakta veya yoldan geçerken, işe giderken ya da eve giderken..
her an ölebilirsiniz diyorlar..
kendileri zırhlı araçlarla koca binalarında korunurken halka dönüp dikkatli olun diyorlar..
neye karşı dikkatli olalım?
nereden geleceği belli …

bir dilim kek ve hayata karsi durusumuz

Günün hikayesi,

baba ile kızı bir gün dertleşiyormuş, kızı babasına çok sıkıntı çektiğini artık sıkıntılarla baş edemediğini söylemiş..
aşçı olan babası kızını mutfağa getirerek ona bir şey göstermek istediğini söylemiş..
ocağa üç tencere su koyup, su kaynayınca içlerine sırayla havuç, yumurta ve kahve koymuş..
20 dk kaynayan tencerelerdeki havuç, yumurta ve kahveyi ayrı kaplara alıp kızına ne gördüğünü sormuş..
kızı merakla neden bana bunları gösteriyorsun demiş..
babası başlamış anlatmaya,
bak kızım, bunların hepsi aynı kaplarda aynı sıcaklıkta ve aynı dakikada pişti...
havuç ilk başta sertti, güçlüydü ama kaynatılınca yumuşadı ve çözüldü..
yumurta çok kırılgandı, dokunsan çatlayabilirdi ama kaynayınca sertleşti ve katılaştı..
kahve ise yine sertti, bütün taneler birbirine benziyordu, kaynatılınca ısındı ve gevşediler, içindeki suya güzelce dağıldılar ve suyu eşsiz bir tat bıraktılar..
şimdi söyle bakalım kızım, sen zorluklarla karşılaştığında nasıl tepki veriyorsun?
havuç gibi sıkı…

Burclara ne kadar inanirsiniz?

öyle günlük burç falıma bakayım diye bir takıntım yoktur ama bayılırım burç özelliklerimi okumaya :)
kovalar çok konuşur yazar, ayy aynı ben derim :)
kovalar değişimi çok sever yazar , ayy aynı ben derim :)
kovalar ya deli olur ya dahi yazar, ayy aynı ben derim ama deli mi dahi mi ona karar veremem :D
sonra eşimin dostumun burçlarını açar okurum,
ilk tanıştığım birine sorduğum 3. soru burcun nedir olur..
sevdiğim burçsa ayy canım benim diye sevinirim ..
sevmediğim bir burçsa , hım bu burçtan hiç tanıdığım yok pek bilmiyorum derim :)
aşağıdaki burç özelliklerini okuyunca da paylaşmak istedim hemen..
sizin burcunuz nedir acep ;)

KOÇ BURCU Ruhunuzu mest eden baygın bakışlarıyla sizi kendine bağımlı eder. Ona aşık olmak çıkmazı olmayan bir labirente girmek gibidir.

BOĞA BURCU Sadakat tescilli kişilerdir. Onlar kilometrelerce uzakta da olsa yanınızdaymış gibi hissedersiniz….

İKİZLER BURCU Onun güzelliğini yalnızca gözlerinle değil bütün azalarınla hissetmelisin. İşte o zaman aşktan sonsuz…

Kaplumbaga Terbiyecisi

İstanbul Pera Müzesi'nde sergilenen Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunu üniversitedeyken gidip yerinde görmüştüm..
filmlerde hani böyle tabloların önünde uzun uzun bekler, sanatçı bu eserinde ne anlatmak istemiş  diye düşünür insanlar :)
ben de bakmıştım ama ne anlatmak istediğini anlayamamıştım, o yüzden tablo ile ilgili bir yazı yazmak istedim..
tabloyu yapan kişi Osman Hamdi Bey..
Osman Hamdi Bey Osmanlı Devletinin önemli bir sanat adamıdır..
asıl mesleği arkeolog olan Osman Hamdi Bey Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin kurucusudur..
peki Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunun bu kadar ünlü olmasının ve paha biçilemez olmasının sebebi nedir?
ressam bu tabloda ne anlatmak istemiştir?
duyduğumda şaşırdığım bir konu da Osman Beyin aynı tablodan 2 tane yapmış olması..
hadi tabloyu inceleyelim...
tabloda çinilerle süslenmiş bir odadan dışarıya bakan bir adam vardır..
bu oda öyle sıradan bir oda değil Bursa Ulu Camii içinde bir odaymış..
yaşlıca olan bu adam hafif kamburu çıkmış şeki…

en sevdigin emoji hangisi?

bu fotoğrafı ilk gördüğümde gülmekten kopmuştum,
sayfalarca yazı yazsak bunun kadar güzel anlatamayız kadın erkek arasındaki farkları dimi :)
emojileri kullanmaya başladıktan sonra çok daha eğlenceli ve anlamlı oldu mesajlarımız..
EMOJİ ne demektir?
"E" görsel, "MOJİ" karakter anlamına geliyormuş..
yani günlük hayatta kullandığımız ifadelerin sanal aleme çevrilmiş halleri..
emojiler hayata o kadar yerleşmiş ki dünyada geçen senenin en çok kullanılan kelimesi 6. sıradaki gözünden yaşlar gelen gülen surat seçilmiş.
kadınların erkeklerden daha fazla emoji kullandığını söylüyorlar, aksi düşünülemezdi tabi :)
türkiyede en çok kullanılan emojiler aşağıdaki fotoğrafta sıralanmış.






ne kadar mutlu bir ülkeyiz hep gülüyor öpücük dağıtıyoruz :)
benim en çok kullandığım emoji 1,2 ve 6 numara..
bir de yumruk işareti ve tek elini kaldıran görüşürüz anlamındaki kadın figürünü kullanıyorum..
geçenlerde güncellemişler sanırım baya yeni işaretler gelmiş..
en şaşırdığım watsaptaki Ka…

Grup İmera Kimdir?

Bugünlerde "Emri Olur" şarkılarıyla nereyi açsam karşıma çıkan grup İmera'yı araştırdım biraz..
buraya tıklayarak şarkıyı dinleyebilirsiniz Emri Olur Trabzonlu olduklarını öğrenince de ayrı sevindim :)  Karadeniz şarkılarını genelde herkes sever, dozunda dinlenirse tadından yenmez yani :) İmera ilk albümü  2014 yılında çıkarmış, "Ena" isimli albümde 13 şarkı bulunuyor.. Grubun ismi "İmera"  rumca bir kelimeymiş ve "Gün" anlamına geliyormuş.. Başarılar diliyorum şimdiden yolları açık olsun...


Grubun Solistleri Merve Yavuz, Hüseyin Ulusan 
Back Vokal / Klasik ve Akustik Gitar Yıldıray Yanlı, 
Back Vokal / Kemençe, Berat Bayraktar Tulum Cem Yazıcı, 
Perküsyon Barış Engin, 
Klavye Murat Sönmez